Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Terkip Sahibi bir Aydın: Ömer Lütfi Mete 
Ömer Lütfi Mete, terkip sahibi bir insandı… O sadece birbirinden çok uzak iletişim alanlarında değil, asıl fikir alanında terkibi yakalamış bir aydın olarak tarihe geçti. Günümüzün din ve laiklik, devlet ve millet, etnik özgürlük ve millet bütünlüğü, ümmet bilinci ve millet olgusu, tasavvuf derinliği ve fıkıh vazgeçilmezliği gibi pek çok ihtilaf alanının pişekarı idi. Bu yüzden Ömer Lütfi Mete, günümüz nesillerinin unutamayacağı, tekrar tekrar incelemek zorunda kalacağı bir yerlilik ideolojisinin dervişi gibiydi.
Ömer Lütfi Mete, sahte çatışma alanları üreten popüler kalemler ne derse desin, yaptığı her işte kendi duruşunu sergiliyordu. İçinde yaşadığı toplumun medeniyet ve kültür birikimiyle problemi olmayan, belli bir kısmını görüp, belli bir kısmını yok saymayan Mete, bu tavrı sebebiyle birbiriyle çatışır görünen yapılara bir türlü yaranamamıştır. Yapay ayrımlardan rant bekleyenlere karşı, Ömer Lütfü Mete’nin “muhkem duruş”u hiç değişmedi. O, basit tahterevallilere binmeyi hiç düşünmedi. Kapitalizmin, küresel hegemonyanın dünyayı etkileyişine, bütün radikal reddiyecilerin ‘modernite’ karşısındaki eriyişine ve hayat tarzı birlikteliğine işaret etti.

Onunla ilk yüz yüze görüşmemiz, 22 Ağustos 2004 tarihinde, evinde gerçekleşmişti. O zaman çalıştığım Nesil Yayınları adına, kitaplarının yayınına talip olmuştum. Bu görüşme sırasında, kendisini sadece yazar-yayıncı ilişkisiyle tanımadığımı anlayınca mutlu olmuştu. “Yerden Göğe Kadar” ve “Asker ile Cemre” adlı romanlarını önceki yıllarda okuduğumu, 12 Eylül çerçevesinde çok sözü edilen “Çığlığın Ardı Çığlık”ı ikinci el kitapçılarındaki bütün aramalarıma rağmen bulamadığımı, gazete yazılarını kesip sakladığımı ifade ettikten sonra, iş görüşmesi, “yerlilik” zemininde akıp giden 3-4 saatlik bir sohbete dönüşmüştü. Kapıdan beni uğurlarken, “Kitaplar olur veya olmaz ama seni tanıdığıma sevindim” deyişi beni onurlandırmıştı... Ömer Lütfi Mete, o gün bana, 3 yayınlanmış kitabını ve Sabah gazetesindeki yazılarını yayınlanması için vermişti. Maalesef bu çalışmalardan sadece, “Derin Millet Manifestosu” adında Sabah yazılarından derlenen bir kitap çıkabildi. O günlerden sonra Ömer Lütfi Mete’yi gazete yazılarında ve Kültür Ocağı Vakfı’ndaki seminer ve “Divan Sohbetleri”nde takip ettim. Bilindiği gibi Ömer Lütfi Mete en son Bugün gazetesinde yazıyordu. Oradan evvel 2 yıl Tercüman ve daha öncesinde 3,5 yıl Sabah gazetesinde yazdı. En çok okunan yazarlarından biri olduğu Sabah gazetesinden ayrılış biçimi Türkiye’deki medya rejiminin sağlıksız yapısı için açık bir örnektir. Fatih Altaylı gazetenin yayın yönetmenliğine gelir gelmez ilk giden Ömer Lütfi Mete olmuştu. Okuyucunun tercihleri, bir genel yayın yönetmeni değişikliğiyle önemsiz hale gelebilmişti. Şebekesi olmayan ama omurgası olan Ömer Lütfi Mete’nin başına gelen bu hadise üzerine, rahmetli Kemal Çapraz’ın yayınladığı Ufuk Ötesi gazetesinin Şubat 2006 sayısına “Medya Bürokratları Arasında” başlıklı bir yazı yazmıştım. Birkaç ay sonra senaryo dersleri verdiği BSF Akademisi’nde karşılaştığımızda, selamdan sonra hemen büyük bir incelikle kendisinin yazı ve düşünce hizmetleri karşısında bir hiç olan bu yazıya teşekkürünü ifade etmişti.

FİKRİN ve HAKKIN PEŞİNDE BİR ÖMÜR
Ömer Lütfi Mete, takip ettiğimiz köşe yazarlığı macerasında, söyleyeceği sözü eğip bükmeden söyleyen, gündemi ve yaşanan gelişmeleri yorumlarken buna entelektüel derinlik katabilen ender kalemlerden biriydi. Ne dar kadrolu sohbetlerinde, ne konferanslarında ne de televizyon konuşmalarında şahsını öne çıkaran veya şahsına ilgi bekleyen tavrına şahit olmadık. Onun sohbetlerinde daima fikrin ve hakkın peşinde giden aydın sorumluluğunun izleri vardı. Hani Necip Fazıl “Onu, beyni kanayan soylu kafalara sor…” diyor ya, işte o türden bir sorumluluk… Düsturları belli olan Ömer Lütfi Mete, tekrardan ve kişisel tatminden uzak üslubuyla, dinleyenlerini yeni bakış açılarıyla baş başa bırakırdı…
Son 15-20 yıl içinde kitle iletişim araçlarında yaşanan gelişim her kuşaktan numuneleri içinde barındıran bir “görüntü insanı” kalabalığını ortaya çıkardı. Sığlıkları sebebiyle popüler olmaya mecbur olanlar hariç “her akşam başka bir televizyonda görünmeli, fikirlerimle Türkiye’yi aydınlatmalıyım” diye düşünen belli sayıda akademisyen, gazeteci ve okumuş da popülerliğin ve popülizmin tadını çıkarmaya başladı. Fakat bu popüler isimlerin önemli bir problemi bulunmakta; maalesef hangi konuda ne söyleyecekleri kolayca tahmin edilebiliyor. İşte rahmetli Ömer Lütfi Mete, bu popüler isimlerden, dilini, hep vicdanının emrinde tutmasıyla ayrılıyordu. O, nerede ve kiminle olduğuna bakmadan ele alınan konuda görülmeyen ne varsa, eksik bırakılan neyse ona dikkat çekmeyi sahici bir aydın tavrıyla gerçekleştiriyordu. Kısacası o kalıba dökülebilir bir adam değildi.
Ömer Lütfi Mete’nin yazar olarak bir de mizahçı tarafı vardı. ‘Basılı Yakıt’taki hikâyelerin çoğu, 1978’de yayınlanan ‘Balonya Tüneli’ ve önce 2005’te ‘İtfaiye Yanıyor’ ismiyle yayınlanan “İtfaiye Yakıyor” romanları mizah omurgalı eserlerdi. Özellikle bir bürokratik kurumda yaşanan ciddiyetsizlikleri ve organizasyon bozukluklarını işlediği ‘İtfaiye Yakıyor’ en güzel bir Türkiye tahlilidir. Aynı Ömer Lütfi Mete yakın zamanda ‘Allahsız Müslümanlık’ adıyla yayınlanan ve ilk baskısı 2001’de yapılan ‘Hacıyağı ile Parfüm Arasında’ kitabında Müslümanlık kültüründe yaşanan aşınmayı sorumluluğunu içinde hissederek tahlil etti. Ömer Lütfi Mete yüzyılın başında önümüze konulan “Batıcılık”, “İslamcılık” ve “Milliyetçilik” üçlemesini ve tasnifini bunlarla ortaya konan birikimden de faydalanarak aşmasını bilmiştir.
Bu açıdan “Hacıyağı ile Parfüm Arasında” sadece yozlaşmayı ve yabancılaşmayı anlatan bir eser değildir. Türkiye’nin tarihi birikimi sebebiyle tek bir İslamcılığın, tek bir Batıcılığın, tek bir Milliyetçiliğin geçerli olamayacağını ara renkler merak edilmeden bu ülkenin anlaşılamayacağını eseriyle göstermiştir. Örneğin bu kitaptaki “İdeolojik İslam’da Marksizm Esintileri” başlıklı makale ilk defa 16 yıl önce Çağrışım dergisine yazıldığı halde bugün üzerinde tartışılması, konuşulması gereken bir konuyu ele almaktadır.

GÖRÜNTܒNÜN ARDINI GÖREN ADAM
Yayıncılığın pek çok alanında çalışma yapmış bir aydın olarak 2004 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen “Sesli ve Görüntülü Yayıncılık” başlıklı kongrede dile getirdiği şu cümleler onun geniş ufkunun nişanesidir: “Bugün yeryüzündeki ‘öteki’ kültür zenginliklerini yok sayıcı ve hatta tasfiye edici ‘yükseltilen değerler paketi’ küresel ‘gösteri sektörü’ tarafından ağırlıklı olarak görüntülü yayın ürünleri ile bütün dünyayı istila etmiş bulunmaktadır. Çağımızda artık ister dini ister din dışı içerikle alternatif niteliği taşıyabilen görüntülü yayın ürünleri yok sayılabilecek kadar az bir istisna teşkil etmektedir. Böylece gezegenimiz adeta ‘Amerikan tipi dünya vatandaşı’ üretmeye çalışan dev bir ruhbanlık sistemi ile karşı karşıyadır.” Tasavvuf, İslam tarihi, edebiyat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler bilen, bilgiyle ve düşünceyle bütün bu alanların birleşiminden eşine az rastlanır bir ‘yorum gücü’ çıkaran Ömer Lütfi Mete ‘model’ bir aydındır. O, belli bir alanda bilgi sahibi olmanın veya belli bir dönemde öne çıkmanın gerçek bir aydın sayılmak için yeterli olmayacağını vasıflarıyla ispat etmiştir. Ömer Lütfi Mete terkip fikrinin ve dünya görüşü oluşturabilmenin standart okumuşla aydın arasındaki en büyük farklardan biri olduğunu bilen adamdır.

SON KİTABI “BASILI YAKIT”
2007 yılının sonlarında Bilim Sanat Vakfı’nın kütüphanesinde gördüğüm Boğaziçi dergileri, Ömer Lütfi Mete imzalı yeni bir kitabın yayınlanması fikrini doğurdu bende. Mete’nin 80’li yıllarda Türk Edebiyatı dergisinde hikâyelerinin yayınlandığını biliyordum. Hikâye kaynağı ikiye çıkınca bu iki dergideki hikâyelerin fotokopilerini alıp Ömer Lütfi Mete’yi aramaya karar verdim. 3 yıldır yılın iki döneminde üçer hafta “Küreselleşme Oyunu” başlığıyla konferanslar verdiği Kültür Ocağı Vakfı’nda kendisiyle görüştük. Eldeki hikâyeleri kitaplaştırma isteğimi kabul etti. Fakat kendisinin de elinde nüshaları bulunmayan 1990’lı yıllarda yayınlanan Çağrışım dergisindeki hikâyelerini de dâhil etmemi istedi. Üç dergideki hikâyelerle Dağarcık ve Bayrak dergilerindeki birer hikâyenin bir araya getirilmesiyle, “Basılı Yakıt”, rahmetli Ömer Lütfi Mete’nin son kitabı olarak, Şubat 2009’da Etkileşim Yayınları tarafından yayınlandı.

HER DAİM BAŞVURULAN USTA...
Ömer Lütfi Mete, 59 yıllık hayatına, yazarlık ve yayıncılığın çeşitli alanlarında önemli bir tecrübeyi sığdırdı. Onun kuşağından olup da yayıncılığın yeni gelişen alanlarıyla entelektüel seviyeyi koruyarak meşgul olmuş isim azdır. Bu açıdan Ömer Lütfi Mete şahsında tecrübe ile dinamizmi ve yenilenmeyi birleştirmiştir. Ömer Lütfü Mete roman, hikâye ve şiir yazarak edebiyata katkı yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerin yöneticiliğini ve yazarlığını yaptı. Bazılarını o müthiş çalışma temposuyla ve müstear isimler yardımıyla adeta baştan aşağı inşa etti. “Çizme”, “Gülün Bittiği Yer” gibi filmlerin senaryosunu yazdı. “Deli Yürek” ve “Kurtlar Vadisi” gibi son 10 yıla damgasını vuran dizilerin senaryo ekibinde yer aldı. Edebiyatçı, editör, köşe yazarı, senarist Ömer Lütfi Mete, bütün bu mücadelesinin ve yoğunluğunun içinde bahsi geçen alanlarda iş yapmaya niyetli pek çok kişi için tavsiyeleri alınacak bir usta olarak bilindi. Özgüven de ondaydı, derviş tabiat da... İlim de ondaydı irfan da... Sabah gazetesine yazdığı veda yazısındaki gibi, “Dünya bir gün, o da bugün...” deyip ona göre yaşadı. Onu yakından tanıyanlar “Deli Yürek”teki ‘Kuşçu’yu ve ‘Kurtlar Vadisi’ndeki ‘Ömer Baba’yı Ömer Lütfi Mete olarak bildiler. O, sohbetleriyle hikmet ve vicdan eğitimi verdi. Dik duran adam kimliğiyle halkın içinde ve önünde bir aydın portresi çizdi. Milliliği, muhafazakârlığı bütün boyutlarıyla görmeye çalıştı, ne sloganlara, ne de yalı-konak nostaljisine hapsetmeden içi dolu bir yerlilik düşüncesini işledi.

Kendisiyle rahatsızlanmadan önce, en son 13 Haziran 2008’de, “Cemil Meriç” programıyla açılışı yapılan Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde görüşmüştük. Açılış sebebiyle oluşacak protokol kalabalığını hesap edemediğimiz için dışarıda kalmış, Ömer Lütfi Mete’yi görenlerle hemen etrafında bir sohbet halkası oluşturmuştuk. Maalesef onun sohbetini dinlemek, samimiyetinden beslenmek için o günden sonrası yokmuş... Allah rahmet eylesin...

cemsokmen@gmail.com 
  Diğer Makalelerden Başlıklar
  •    Kiralık dairenizi nasıl alırdınız? Apartman, rezidansta ya da site içinde?
  •    Üniversite Öğrencilerinin Kiralık Daire Ararken Karşılaştıkları Zorluklar
  •    Datça macunu satan eczaneler, aktarlar ve akciğer detoksu satış noktaları
  •    Sevgiliye Hediye Alternatifleri
  •    Yüzellilikler Listesi
  •    ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
  •    OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
  •    33 yazarın Türk Çocukluğu
  •    MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
  •    1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
  •    7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
  •    100. Yılında Balkan Harbi
  •    MHP Milletvekili Aday Listesi 2015
  •    Ak Parti Milletvekili Aday Listesi 2015
  •    CHP Milletvekili Aday Listesi 2015
  •    HDP Milletvekili Aday Listesi 2015
  •    Yunan Meclisi’ndeki Türk milletvekilleri
  •    İngiliz istihbaratının fişlediği yazarlar
  •    İpek Yolunda Türk Kültür Mirası
  •    İnternet yazım kısaltmaları
  •    Şair Padişahlar ve Şiirlerinde Kullandıkları Mahlaslar
  •    YABANCI KELİMELERE TÜRKÇE KARŞILIK
  •    İSMİNİZİN ANLAMI KADIN İSİMLERİ
  •    İSMİNİZİN ANLAMI ERKEK İSİMLERİ
  •    Şehit Soma Madencilerinin İsimleri
  •    ‘İSLAM-SANAT-ESTETİK KONGRESİ’
  •    Çanakkale’de Keskin Nişancı Bir Türk Kızı Şehit Oldu
  •    Anayasa'da Türklük Deklarasyonu'na İmza Atan Aydınlar
  •    Boğaz'ın Meşhur Yalıları
  •    TÜRKİYE'NİN EN ZENGİN 100 TÜRK'Ü
  •    İSLAMI SEÇENLER
  •    Dersaadet Sözlüğü Yayınlandı
  •    Biyografi Market Yayında
  •    BİYOGRAFİ MARKET ALFABETİK DİZİN
  •    Mahmut Çetin “Biyografi”yi anlatacak
  •    KIRKPINAR BAŞPEHLİVANLARI
  •    ANADOLU BEYLİKLERİ
  •    Sanayi sitesinde bir biyografi atölyesi
  •    Mahmut Çetin ve Biyografi Kitabı
  •    Biyografi Kitabı'na İLESAM Ödülü
  •    Basın'da Biyografi Kitabı
  •    Biyografi Net Kitap Fiyat Listesi
  •    Biyografi Kitabı Çıktı
  •    İl il yeni milletvekilleri
  •    Osmanlı Vezirleri
  •    Bulgaristan'da Gazete ve Dergiler
  •    Kosova Edebiyatçıları ve Sanatçıları
  •    Kadın Besteciler
  •    Cengiz Aytmatov ile Konuşma
  •    Milli Sinema ve Yücel Çakmaklı
  •    Terkip Sahibi bir Aydın: Ömer Lütfi Mete
  •    Türk Tarihine Ait Yeni Sırlar
  •    Biyografi Nedir?
  •    Sağı ve solu ile aydınlarımızı ihanet içinde gören farklı bir yazar portresi: Ergun Göze
  •    196 Uygur Türk'ü kurşuna dizildi
  •    BLOG BİYOGRAFİ
  •    Çin Katlediyor
  •    Çin hükümetinin gözaltında tuttuğu uygurlar
  •    İran, Ahmedinejad ve Radikal Muhafazakarların Doğuş Süreci
  •    II. Meşrutiyet Dönemine Dair Hatırat Bibliyografyası Denemesi
  •    Yerli bir dünya görüşüne muhtacız
  •    Oğuzhan’ı kim öldürdü ?
  •    Kürtçe anadil Türkçe ikinci dil
  •    Buran'ın Dil Atlası Çıktı
  •    yabancılaşmış aydın, batı'nın yeniçerisi
  •    Aydın Yabancılaşması Çıktı
  •    Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun Dil Atlası
  •    'Türkiye'li Aydın'ın Dini, Türk'e Olan Kinidir
  •    Beylik Kini’nden Öteki Cephesi'ne
  •    Batıniliğin İçyüzü*
  •    Filistin Soruları
  •    Boğaz'daki Aşiret
  •    Atatürk ve Filistin
  •    Türkiye, ‘Ali Osman’ terkibini bulmuştur
  •    Çifte Standartlar Enstitüsü
  •    Menderes’ten Erdoğan’a Ankara’nın ve İstanbul’un iki caddesi
  •    Dayatan perestroika öncesinde Türk Siyasetinde statükocu rehavet



  • biyografi.net
        İngilizce Biyografi
       English Biography

        ünlü kadınlar

       Nasreddin Hoca
      ben de biyografi.net'teyim
      fıkralardan seçmeler



       Makaleler
       Kiralık dairenizi nasıl alırdınız? Apartman, rezidansta ya da site içinde?
       Üniversite Öğrencilerinin Kiralık Daire Ararken Karşılaştıkları Zorluklar
       Datça macunu satan eczaneler, aktarlar ve akciğer detoksu satış noktaları
       Sevgiliye Hediye Alternatifleri
       Yüzellilikler Listesi
       ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
       OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
       33 yazarın Türk Çocukluğu
       MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
       1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ

      Biyografik Takvim
    ocak şubat mart
    nisan mayıs haziran
    temmuz ağustos eylül
    ekim kasım aralık

        Tanıtım

        Tanıtım



       İletişim
    BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
    Tel: 0542 235 72 49



    biyografi.net@gmail.com

    İkitelli Vergi Dairesi
    11452255634
    Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

     

    Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları Pasaj Grup
    Powered By Webofisi.com