I. Dünya Harbi’nin ardından Rusların eline geçen 1800 Türk askeri, esaret altında zor şartlar içinde yaşam mücadelesi veriyordu. Bu kritik dönemde, adı uzun süre gölgede kalan bir fedakârlık hikâyesi ortaya çıktı.
Meryem Atmaca, Milli Mücadele’nin en zorlu günlerinde büyük bir sorumluluk üstlenerek bu askerlerin özgürlüğü için harekete geçti. Babasından miras kalan ve kendi zimmetinde bulunan 10.000 altını gözünü kırpmadan ortaya koyan Atmaca, Ruslarla yaptığı görüşmeler sonucunda esir Türk askerlerinin serbest bırakılmasını sağladı.
Kendi varlığını hiçe sayarak yapılan bu fedakârlık, savaşın bilinmeyen ama son derece anlamlı kahramanlık örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Tüm servetini vatanı uğruna feda eden Meryem Atmaca, hayatının geri kalanını mütevazı ve zor şartlar altında sürdürdü. 1926 yılında vefat eden Atmaca, ardında büyük bir insanlık ve vatan sevgisi örneği bırakarak, ismi az bilinse de unutulmaması gereken kahramanlar arasında yer aldı.