Süreyya Sami Berkem
gazeteci, diplomat


çevirmen, yazar


Samizade Süreyya



1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası gazeteci Ebusüreyya Sami'dir. Sultan Abdülhamit’e muhalefetinden dolayı Filibe’ye sürüldü. Burada Hamiyet gazetesini çıkardı.

Süreyya Sami Berkem Beyrut’ta Amerikan Koleji'nde okudu. İyi derecede İngilizce, Fransızca ve Arapça öğrendi. Japonya’yı Türkiye'den ziyaret eden ilk gazetecidir.

Konya'da Babalık Gazetesi çıkardı. Milli Mücadele'ye gazeteci kimliğiyle destek oldu. Atatürk tarafından Dışişleri'nde görevlendirildi. Konsolosluklarda görevler aldı ve emekli oldu.

İngiliz ve Rus klasiklerini Türkçeye çeviren mütercimlerdendir.

Gülten (Berkem) Akbay’ın babası.

Ayvalık Alibey Adası'na yerleşti. Ayvalık'ta 27 Mayıs 1960 sürecinde Ahmet Yorulmaz tarafından çıkarılan Türk Dünyası gazetesinin başyazarlığını yaptı.

Ayvalık Alibey Adası'nda 9 Ocak 1968 tarihinde vefat etti.

ESERLERİ:

1.Unutulmuş Günler
2.Büyük Japonya (Day Nippon)
3.Diyar-ı Esher

Çeviri:
1.Floransa Geceleri’ni Türkçe’ye çevirdi.




ESER-AYRINTI:

Büyük Japonya
Samizade Süreyya
Ali Ergun Çınar
Kitabevi Y. İstanbul 2001
169 sayfa

Osmanlı Devleti 1839 tarihli Tanzimat Fermanı'ndan sonra eğitim, maliye ve ekonomi alanlarında Avrupa ile arasındaki farkı kapatmak için birtakım düzenlemelere başvururken, Uzakdoğu'da Japonya Meiji yönetimiyle birlikte büyük ekonomik ve sosyal ilerlemeye girmiş ve 1890'lı yılların başında bir güç hâlini almıştı. Japonya'nın yeni ve güçlü bir dünya ülkesi konumuna yükselmesi Osmanlı aydınlarının dikkatinden kaçmamıştı. Böylece Japonya ve Japonlara karşı Osmanlı basın edebiyatında yakın bir ilgi doğmuştu.

Japonların her alanda katettikleri ilerleme Osmanlı Devleti'nde hayranlık uyandırıyor ve Japonlarla daha yakın ilişkiler kurulması arsuzusuna yol açıyordu. Bu yüzden 1875'den sonra, Osmanlı gazete ve dergilerinde Japonya ve Japonlar üzerine önceleri Batı dillerinden çevrilen daha sonra da bizzat Türk gazeteci ve yazarları tarafından kaleme alınan haber gazeteci ve yazarları tarafından kaleme alınan haber ve yazıları yayınlanmaya başlamıştı.

1904-1905 ylında Rus-Japon Savaşı'nda Japonya'nın yenmesi Osmanlı aydınları kimi kitap, kimi makale olmak üzere aydınları Japonlarla ilgili pek çok değerlendirmeyi içine alan eser kaleme alıyorlardı. Japonya'nın zaferi üzerine Sultan II. Abdülhamid de harekete geçmiş ve Japon İmparatoru'na Ertuğrul Gemisi ile bir heyet göndermişti.




HAKKINDA YAZILANLAR

Kimler Geldi Kimler Geçti

Ahmet Yorulmaz, Geylan Kitabevi’nde basılan Kimler Geldi Kimler Geçti isimli anı kitabında Süreyya Sami Berkem’den de bahsedecektir.



HAKKINDA YAZILANLAR

HATIRLADIKLARIM VE HATIRLAMADIKLARIM
OLCAY AKKENT
8 Ağustos 1990

OLCAY AKKENT 1995 YILINDA YAZMAYA BAŞLADIĞI ANILARINI ANCAK BİTİRMİŞ. “ÇÜNKÜ HER AN YENİ BİR ŞEY HATIRLIYORDUM VE BU NEDENLE SON NOKTAYI BİR TÜRLÜ KOYAMIYORDUM” DİYOR.


SAMİZÂDE SÜREYYA BERKEM

Samizâde Süreyya Berkem, elli yıllık arkadayım Gülten (Berkem) Akbay’ın babasıydı. Gülten’i anlatırken adını anmıştım. Gülten, babasının Floransa Geceleri’ni Türkçe’ye çevirdiğini söylemişti. Başka da bir şey söylememişti.

Süreyya bey diplomattı. Gülten’le arkadaş olduğum 1942-43 ders yılında, Londra'da Başkonsolostu. Çok iyi yetişmiş, çok iyi dil bilen, çok zarif bir beyefendiydi. Başında şapkası, elinde uzun şemsiyesi ile Chamberlaine'a benzerdi. (Chamberlaine 1937-40 yılları arasında İngiltere'de Başbakanlık yapmıştı).

Ama yıllar sonra, Süreyya beyin, diplomat olmadan önce, Konya'da Babalık Gazetesi çıkardığını, gazetenin baş yazarı olduğunu, savaştan sonra Almanların gazeteyle beraber matbaayı da satın alarak memleketlerine götürdüklerini Tekirdağ, Namık Kemal Üniversitesi öğretim görevlisi Yard. Doç Dr. Cahit Kahraman’dan öğrenecektim.

Hıfzı V. Velidedeoğlu, "MİLLİ MÜCADELE ANILARIM" (1) kitabının 94 ve 95 nci sayfalarında Babalık Gazetesi hakkında şunları yazıyordu:

Ulusal Kurtuluş Savaşı sürüyordu. Fakat Konya'da bunun heyecanını görmedim. Bu savaşın nabzını Ankara'da günü gününe dinlemeye alışkın olduğum için, Konya'nın suskunluğu bana bir tür “vurdum duymazlık” gibi gelirdi. Neyse ki benim coşkulu ruhumu, orada çıkmakta olan Babalık gazetesindeki, Milli Mücadele'yi destekleyici, ateşli yazılar beslerdi. Bu yazılardaki imzanın sahibi, başyazar Samizâde Süreyya (Berkem) Beyi hiç görmedim.

Konya'da 1910-1952 yıllan arasında 42 yıl çıkmış olan bu gazete kaliteli ve yürekli bir yayın organı idi. İçinde çok güzel yazılar çıkardı. Ben Ankara'da her gün Hakimiyet-i Milliye gazetesini okumaya alışmış olduğum için, Konya'da Babalık gazetesini okuyamadığım günler kendimde bir eksiklik duyardım. Gazetede sık sık kültür yazıları da yayınlanırdı. Zaten Ankara'daki “Hakimiyeti Milliye” ve daha sonra çıkmaya başlayan Yenigün gazeteleri ile Konya'daki bu Babalık Gazetesi, Milli Mücadele Anadolu'sunun belli başlı üç gazetesi idi.

Yard. Doç.Dr. Cahit Kahraman, Samizâde Süreyya Berkem, hakkında tez yazıyordu ve benden bilgi istiyordu ve ben, “başka bilgi yok” dedikçe inanmıyordu. Nitekim bir pazar günü arabasına atladı ve Üsküdar’a kadar geldi.

Bu tanışma Samizâde Süreyya Berkem hakkında bir dosya yapacak kadar bilgi sahibi olmamı sağladı. O günden sonra İrtibatımız hiç kesilmedi.

Cahit bey bana, “BÜYÜK JAPONYA” adında bir kitap gönderdi. (2)

Bizzat müşahede üzerine kaleme alınmış olan bu eser SÂMÎZÂDE SÜREYY (ERDOĞAN)’a aitti. Kitabın, Bir Hâtıra-i Seyâhat başlığı bölümünde Süreyya beyin gençlik resmi vardı.

Süreyya bey emekli olduktan sonra Ankara’ya geldi. Eşi yurtdışındaydı. Biz annemle gece oturmasına giderdik. Bize çok güzel şeyler anlatırdı. Zevkle dinlerdik. Yanında bir bakıcı hanım vardı.

Süreyya bey tutku halinde Alibey Adası'na gitmek ve oraya yerleşmek istiyordu. Ve bunu gerçekleştirdi. Orada vefat etti.

Son günlerde ise Samizâde Süreyya Berkem’in yazdığı bir kitap elime geçti. "Unutulmuş Günler".(3)

Alibey Adası’da yazdığı ve Şevket Rado’ya ithaf ettiği bu kitabı okumak lazım. Özellikle GENERAL HARBORD ve GAZETECİLİĞE VEDA bölümleri çok ilgimi çekti. Ne yazık ki bu kitap piyasada yok. Ben NADİR kitaptan sağladım.

Kitap, Ayvalık’a nasıl yerleştiğini anlattığı satırlarla bitiyor.

“Hariciye’den ayrıldıktan sonra içimdeki avantür ruhu ölmemiş olacak ki, Ayvalık‘ın karşısında, eskiden Rumların (Moşkoniş) yani Misk Kokulu adını verdikleri ve bizce Alibey Adası diye maruf olan güzel bir adaya gelerek kasabanın güney-batısında, denize ve denizin ötesindeki Ayvalık kasabasına nazır çok şairane bir yerde küçük bir evceğiz inşa ettirdim. Dört senedir işte burada, tasavvuf erbabının itikâf, Frenklerin ise meditasyon dedikleri bir âleme dalmış bulunuyorum; kâh yazıyor, kâh okuyor ve kâh düşünüyorum. Yaz mevsimlerinde de motörümle balığa çıkıyorum”


(1) HIFZI V. VELİDEDEOĞLU,
MİLLİ MÜCADELE ANILARIM.
Birinci Basım: Varlık yayınları,
İkinci Basım: Hil Yayınları.

(2) BÜYÜK JAPONYA
Nâşiri Cemiyyet Kütüphânesi,
Eylül 1917, Matbaa-i Orhâniye

(***) “UNUTULMUŞ GÜNLER"
NAŞİRİ: İBRAHİM HİLMİ ÇIĞIRAÇAN
HİLMİ KİTABEVİ, İstanbul-1960




HAKKINDA YAZILANLAR

Türk Dünyası
Taylan Köken

27 Mayıs’ın gölgesinde, Türkiye’nin karışık bir döneminde cesaret etmişti Ahmet Yorulmaz Türk Dünyası’nı çıkarmaya.

Abisinin desteğiyle girişmiş olduğu bu yayın hayatı sekizinci ayında bitmek zorunda kalmıştı… Gündelik haberlerin yer almadığı gazetenin ömrü kısa sürmüştü.

O yılların siyasi ve ekonomik koşulları düşünüldüğünde belki biraz daha beklendikten sonra çıkarılsaydı ömrü daha uzun olabilirdi…

Başyazar Süreyya Sami Berkem namı diğer Sâmizade Süreyya: Başyazar Samizade Süreyya yani Süreyya Sami Berkem 1898 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Ebusüreyya Sami adıyla tanınan bir gazeteci olup, Sultan Abdülhamid’e muhalefetinden dolayı Filibe’ye sürülmüş, burada Hamiyet gazetesini çıkarmıştır. Süreyya Sami Berkem Beyrut’ta Amerikan Kolejinde tahsil görür. İyi derecede İngilizce, Fransızca ve Arapça bilmektedir. Japonya’yı ilk ziyaret eden gazetecidir. Milli mücadeleye gazeteci kimliğiyle destek olan Berkem daha sonra Atatürk tarafından dışişlerinde görevlendirildi ve konsolosluklarda görevler alarak buradan emekli olmuştur. Ahmet Yorulmaz, Geylan Kitabevi’nde basılan Kimler Geldi Kimler Geçti isimli anı kitabında Süreyya Sami Berkem’den de bahsedecektir. Süreyya Sami emekli olunca Cunda’da tek katlı, iki gözlü bir eve yerleşir. Bu evde yardımcısı Matmazel Filyo ile iki köpeği Arslan ve Kaplan’la mutlu olarak yaşamıştı. Ahmet Yorulmaz dönemin kaymakamıyla Berkem’in bir yazısı yüzünden ters düşmek zorunda kalacaktır. Mesele mahkemede çözümlenecektir…

Samizade Süreyya vefat etti

10 Ocak 1968 tarihinde Milliyet Gazetesinde yayınlanan bir haberi buraya aktaralım: Samizade Süreyya vefat etti.

Milli mücadele yazarlarından Samizade Süreyya (Süreyya Sami Berkem) dün yaşadığı Alibey Adasında vefat etmiştir.

Samizade Süreyya İngiliz ve Rus klasiklerini Türkçeye çeviren ilk mütercimlerdendir. Yazarın eski harflerle de Day Nippon (Büyük Japonya) ve Diyar-ı Esher adında iki eseri vardır.

Süreyya Sami Berkem’in son günleri için Ahmet Yorulmaz’ın yorumu dikkat çekici: “Pek çok aydının imreneceği bir yaşlılık dönemiyle yaşamı son buldu: Balık avlayarak, okuyarak, yazarak, çevirerek ve hafta sonları rakı içerek!.. Varsın cenazesini, çok soğuk bir kış gününde, sekiz on kişi kaldırmış olalım!..

Türk Dünyasının Diğer Yazarları: Türk Dünyası’nda Ahmet Yorulmaz birçok haberin altına imzasını atarken, o yıllarda özellikle ilk sayıdan itibaren Ayvalık’ın İzmir’e bağlanması için yürütülen kampanyayla ilgili haberler yapacaktır… Günlerin Getirdiği başlıklı yazıları da gazetede yer alır…

Dr. Şemsettin Sarıeren’in yazıları ilk sayıdan itibaren gazetede yer almıştır. Gazetecilik mesleği, genel konular üzerine ve siyasi görüşlerini aktardığı yazıları çıkmıştır. Vefik Bartu köşesinde Hukukçu Gözüyle, özellikle 27 Mayıs’ın hukuksal tarafları üzerine yazılar kaleme alacaktır.




www.biyografi.net (Binlerce Biyografi)