Erdal İnönü ( 1926)
İnönü yalısının yeni sahibi belli oldu



Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü’ye ait Anadolu Hisarı’ndaki Komodor Remzi Bey yalısının icradan satışı durduruldu. Yalının yeni sahibi Nata Holding’in patronu Namık Tanık oldu.




Boğaz'ın en gözde klasik Osmanlı yalılarından biri olan Sevinç ve Erdal İnönü Vakfı'na ait Anadoluhisarı'ndaki 100 yıllık Komodor Remzi Bey yalısının icradan satış ihalesi durdurulmuştu. Alacaklı olan Fiba Holding'e ait Güven Varlık Yönetimi A.Ş.'nin bir dilekçe vererek satıştan vazgeçtiklerini belirtmesi üzerine, yalının satışı düştü.

Sabah'tan Seda Tabak'ın haberine göre Ankaralı Nata Holding'in patronu Namık Tanık, yalının icradan satışını engelleyerek yeni sahibi oldu. Türkmenistan'da 500 günde 180 köprü yaparak dikkat çeken Nata Holding ENR tarafından açıklanan dünyanın en büyük 250 inşaat firmaları sıralamasında dünya devlerinin arasına girmeye hak kazanmıştı.

İNÖNÜ YAŞAMAYA DEVAM EDECEK

Erdal İnönü'nün yaşarken müze olmasını vasiyet ettiği yalıda, Sevinç İnönü'nün yaşamaya devam edeceği öğrenildi. 1917'de inşa edilmiş yalı Cumhuriyet'in ilk yıllarında Balkan, Çanakkale, Sakarya ve Büyük Taaruz'da savaşan Mümtaz Aktay Paşa tarafından yapıldı. Yalı 1972 yılında Erdal İnönü tarafından satın alınmıştı.

Taban oturma alanı 153, toplam kullanım alanı ise 634 metrekare olan yalıda 4 salon, 6 oda, 7 banyo ve tuvalet ile asansör bulunuyor. Binanın girişinde ise tek katlı 25 metrekare kullanım alanı bulunan görev binası mevcut.

4 YIL ÖNCE SATIŞA ÇIKMIŞTI

Sevinç İnönü'nün armatör kardeşi Selim Sohtorik, 1998'de satın aldığı 3 gemi için bankadan kredi çekmişti. Sevinç İnönü de krediye kefil olduğu için borçlu durumuna düşmüştü.


Erdal İnönü'nün yaşarken müze olmasını vasiyet ettiği ve Sevinç İnönü'yü çok üzen yalı, 2013'te icradan satışa çıkmıştı. O dönemde 7 milyon 600 bin lira değerle açık artırma usulüyle satışı istenmişti. Emlakbank adına şirket avukatları, 1999'da hem krediyi kullanan şirketler hem de kefiller Sevinç İnönü ve Hasan Selim Sohtorik'e noter ihtarı çekmiş, banka borçlular aleyhine icra takibi başlatmıştı. 10 yıllık süreç sonunda bankaya toplam 2 milyon 874 bin lira borcu bulunan Sevinç İnönü, başka bir bankadan aldığı kredi ile satış günü son anda yalıyı kurtarmıştı. İnönü geri kalan borcun faizi ve geçmişte yaptığı ödeme için de yasal yollara başvurmuştu.

Hürriyet 10 Mart 2017





SHP Eski Genel Başkanı


Başbakan Eski Yardımcısı


akademisyen, siyaset adamı



1926 yılında Ankara’da doğdu. 1947 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nü bitirdikten sonra Amerika’da doktora yaptı.1956’da doçent, 1961’de profesör oldu. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği, 12 Mart 1971 öncesi teröreylemlerinin önemli bir odağı olan ODTܒde rektörlük yaptı. Sohtorik ailesinden Sevinç Hanım’la evli olan Erdal İnönü ingilizce ve fransızca biliyor.

1983 yılında SODEP Genel Başkanı olarak siyasete giren İnönü, 1985 yılında SHP Genel Başkanı seçildi.1991’de Süleyman Demirel başbakanlığında kurulan DYP-SHP hükümetinde Başbakan Yardımcılığı yapan Erdal İnönü, bilahare aktif siyasetten ayrılarak SHP ve sonra CHP’nin Onursal Başkanlık sıfatını taşıyordu.

Deniz Baykal’ın CHP’nin eski çizgisini tasfiye kararı üzerine bir kısım arkadaşıyla birlikte CHP’den istifa etti.31 Ekim 2007 tarihinde ABD'nin Houston şehrinde öldü.


ESERLERİ:

Anılar ve Düşünceler III.Cilt
Erdal İnönü
Doğan Kitapçılık

"....Bugün Türkiye'deki üniversitlerde bilimsel özerklik yoktur. Anayasa'nın kabul etmedeği idarî özerklikten söz etmiyoruz. Anayasa'nın istediği bilimsel özerklik yoktur. YÖK yetkilileri bu konuda sürekli yanlış bilgi vermektedirler. İnsanlığın yüzyıllar boyunca süren arayışı ile bilimsel çalışmanın ne olduğunu bilenler Türkiye'de vardır. YÖK yetkililerinin bütün oyun ve engellemelerine rağmen Türk üniversitelerinde özerkliğin gerçekleştirilmesi için çalışmaya devam edeceğiz..."
28 Aralık 1984'teki demecinden
"...SODEP, siyasal tarihimize, Türkiye'de 1980-1983 ara döneminden sonra demokrasinin yeniden kuruluşunda önderlik etmiş ve sosyal demokrasinin yolunu açmış bir parti olarak geçecektir. Hepimiz SODEP'te görev yapmış olmanın onurunu daima taşıyacağız..."
3 Kasım 1985'teki kurultay konuşmasından

Yayın Yılı: 2001; 501 sayfa; İTHAL; 14x23 cm; KARTON KAPAK; ISBN:9756612029; Dili:TÜRKÇE




HAKKINDA YAZILANLAR

2. İnönü Hikayeleri
Ümit Aslanbay
Bilgi Yayınevi / Yeni Mizah Dizisi




HABER

İnönü Başarı Şansını Ölçtü
Şamil TAYYAR
Sabah 15 Mayıs 2001

Solda yeni parti için hazırlık yaptığı konuşulan Erdal İnönü, bazı kamuoyu araştırma şirketi yöneticileriyle görüşerek siyasetteki olası başarı şansını ölçtü.

Yeni parti liderliği için yoğun baskı altında kaldığını belirten İnönü, son kamuoyu yoklamalarını gözden geçirdi. İnönü, kamuoyu araştırma şirketleriyle görüşerek iki soruya yanıt aradı: 1. Yeni parti kurarsam başarı şansı nedir? 2. Bensiz yeni partinin başarı şansı nedir?

Bu sorulara araştırma şirketlerinin, yanıtları işe şu temel noktalarda toplanıyor:
* Solda Kemal Derviş ve Erdal İnönü ismi öne çıkıyor. Şimdilik Derviş'in popülaritesi daha yüksek ancak zaman içinde yıpranabilir.
* İnönü olmadan etrafındaki arkadaşlarının kuracağı yeni partinin pek şansı olmaz.
* İnönü'nün Derviş'i yakalayabilmesi için merkez solda daha kavrayıcı bir yapı oluşturması gerekiyor.
* ABD, önümüzdeki dönemde de sol bir ismi Başbakan olarak görmek istiyor. Çünkü gelir grupları arasındaki uçurumun toplumda yarattığı tahribatı sol partiler giderebilir.




HABER

Erdal İnönü’nün ölümünün 5. yılında eşine ‘Yalıyı boşalt’ baskısı
Can Dündar
Milliyet 1 Kasım 2012

Müze olacaktı icra geldi

Erdal İnönü’nün “Benden sonra müze olsun” dediği yalısına icra geldi. Tasfiye Kurulu, kefil olduğu kredi borcu yüzünden Sevinç İnönü’nün malvarlığına el koydu. Yalının da tahliyesini istedi. İnönü’nün ardından, çalıştığı enstitüdeki odası boşaltıldı, kurduğu TÜBA lağvedildi. Arşivi koliler içinde depoya kaldırıldı


Sevinç İnönü’yü ziyarete gittim geçenlerde... Erdal İnönü’yle yapılmış son söyleşi olan “Anka Kuşu” kitabının Can Yayınları’ndan çıkan yeni baskısını götürdüm.
Sevindi, ama mutsuz görünüyordu.
Anadoluhisarı’ndaki emektar yalının bahçesinde oturduk.
Yalı hayli bakımsızdı. Dış cephesinin boyaları dökülmüş, iskelesinin taşları kırılmıştı.
Yalının hikayesini, daha önce aynı bahçede Erdal Bey’den dinlemiştim. İsmet Paşa, öğrenciliği boyunca çocukları için para biriktirmiş. Erdal Bey, o paralarla Ankara’da bir ev almış. Sonra o evi ve İstanbul’daki iki kooperatif dairesini satıp bu yalıyı almış.
Ancak 20 yılda oturulur hale getirebilmişler.
“Mal mülk sevmediğim ve eşimden önce öleceğimi bildiğim için yalıyı tapuda eşimin üzerine yaptırdım” demişti.
Çocukları olmadığı için bu yalının kendilerinden sonra bir araştırma merkezi ve müze olmasını arzu etmişlerdi. Bu amaçla da bir vakıf kurup yalıyı vakfa devretmişlerdi.
O sohbette öğrendim ki, yalıya icra gelmiş. Ve Tasfiye Kurulu, Sevinç İnönü’ye yalıdan çıkmasını söylemiş.
“Çok huzursuzum” dedi Sevinç Hanım:
“Bu karar başımın üstünde Demokles’in Kılıcı gibi sallanıyor. Kimse de yardım etmiyor.”

Yalıya el kondu
Konuyu özetleyeyim:
Sevinç İnönü’nün armatör olan küçük kardeşinin şirketine Erdal-Sevinç İnönü de küçük hisseyle ortak olmuşlardı. Yıllar önce bu şirket, gemi alımı için kredi çekmişti. Bu alımda da Sevinç İnönü (kendi deyimiyle “maalesef”) kefil olmuştu. Kredi geri ödenemeyince Sevinç Hanım’a ait gayrimenkule el kondu. Tarihi yalı da el konulan gayrimenkul arasına girdi.
Oysa İnönüler, kredi alınmadan önce yalıyı Vakfa devretmişlerdi. Banka bu devri “muvazaalı” saydı. Hatta Erdal Bey, son yıllarında parti kurmaya kalkıştığında karşısına bu dosya çıkarılmıştı. Sonrasını Sevinç İnönü anlattı:

Erdal aklında bununla vefat etti
“Erdal da çok üzülüyordu buna... Aklında bu konu olduğu halde vefat etti. Çok huzursuzdu. Bana bir şey söylemedi, ama biliyorum öyle olduğunu... “Erdal’ın vefatından sonra bankanın açtığı ‘muvazaa’ davasını kaybettik. 13 yıl içinde Beykoz’daki yerel mahkeme kararı üç kez bozdu, ama her seferinde Yargıtay aleyhimize karar verdi. Son olarak da icraya verdiler. Yalının icrada satış tarihi bile ilan edildi. Çok komik bir bedel koydular. Yine itiraz ettik. Şimdi son karar bekleniyor.”
Sevinç İnönü, hem bu dava yüzünden hem de maddi yetersizlikten yalıya dokunamıyormuş. Şimdi bir grup avukatla hukuk mücadelesi veriyor.

Çıkarılacak mı?
Kaybederse, yalıdan çıkarılacak mı?
“Hayır” diyor:
“Çıkmaya niyetli değilim. İntifa hakkım var. Burası satılsa bile ben burada oturacağım. ’İntifa hakkını da kaldırırız’ diye de tehdit ettiler. Kanunen buna yetkileri yok, ama biliyorsunuz bankaların gözü kara... ‘Biz alacağımızı alalım da sonrası tufan’ diyorlar. Bir uzlaşma arıyoruz, ama sonuç çıkmıyor. Bankanın tehdidi sürüyor.”

Bir kurtarıcı çıkar mı?
Kişisel bir dava gibi görünüyor, ama orası Türkiye’nin tarihsel, bilimsel, siyasal tarihine damga vurmuş Erdal İnönü’nün, “Benden sonra müze olsun” dediği mekan...
Şimdi bir uzlaşma sağlanamaması, eşinin bu mücadelede yalnız bırakılması, destek verebilecek olanların telefonlara çıkmaması gerçekten üzücü...
Bir üniversite ya da bilime, kültüre duyarlı bir işadamı, yalıyı sahiplenip orayı İnönü’nün vasiyetine uygun şekilde değerlendiremez mi? Bu miras, müzeye çevrilemez mi?

Unutturma kampanyası

Vefatından sonraki 5 yıla bakıldığında, “yalı davası”nın tek örnek olmadığını, Erdal İnönü adının pek çok alanda ihmal edildiğini, adeta unutturulmak istendiğini görüyoruz.

Kurucusu olduğu özerk Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), geçen yıl bir kararname ile Hükümet kontrolüne alındı. Akademisyenler, bu müdahaleye isyan edip ayrıldı. Sevinç Hanım’ın tabiriyle “Erdal İnönü’nün bilimsel mirası” da elden gitti. Erdal Bey’in son çalışması, Cumhuriyet döneminde 6 temel bilimde yapılan araştırmaları tanıtan 6 ciltlik bibliyografyaydı. 2 cildi yayımlandı, 4 cilt, bir türlü güncellenip basılamadı.

En son çalışmalarını yaptığı Feza Gürsey Enstitüsü, Gebze’de ilgisiz bir enstitüye bağlanarak kapatıldı. Oradaki ekip dağıldı. Sevinç İnönü, eşinin odasını gidip bizzat topladı, kitaplarını, notlarını, plaketlerini kolilere doldurup eve taşıdı.

Bunlarla birlikte Erdal Bey’in arşivini, Sabancı Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite, bunlar içinden bazı kitapları kütüphanesine kattı. Gerisini olduğu gibi Sevinç İnönü’ye iade etti. O arşivi gördüm:
Erdal Bey’in kitapları, mektupları, notları, defterleri, kutular içinde tasnif bekliyordu. Özellikle temel bilimlerden bir akademisyenin yapabileceği bir çalışmaydı. Sevinç Hanım, evdeki deponun su basma tehlikesi ve yer sıkıntısı nedeniyle bu arşivi kolilere koyup Maltepe’de kiraladığı bir depoya kaldırdı. Arşiv şimdi orada, vakit ayırıp ilgilenecek bir gönüllü bekliyor.
Ya rektörlüğünü yaptığı Ortadoğu Teknik Üniversitesi?

Yıllarını verdiği Boğaziçi Üniversitesi?

“Beni en çok onlar hayal kırıklığına uğrattı” diyor Sevinç İnönü; “Bu iki üniversitede de Erdal’ın çok emeği var. Özellikle ODTܒnün kuruluşunda, temel bilimlerin altın çağını yaşamasında, Erdal’la arkadaşlarının büyük katkısı oldu.
İlk yıl bir anma yaptılar, ondan sonra ilgilenmediler, vefasız davrandılar maalesef. Ama bu, o kurumlara özgü değil. Maalesef Türkiye genelinde bir hafıza kaybı ve vefasızlık var.”
“Bu manzara karşısında kırgın mısınız” diye sordum:
“Kimseye kırgın değilim” dedi Sevinç Hanım: “Erdal’la çok yakın çalıştıkları halde ölümünden sonra hiç aramayan, onu unutmuş görünen arkadaşları var, ama çok yakından ilgilenenler de var. Hepsine benden selam olsun.”

Sevinç İnönü: Onu özlemediğim an yok

Erdal İnönü, dün mezarı başında sade bir törenle anıldı. Cumartesi günü de saat 14.30’da Gayrettepe Dedeman Oteli’nde, TÜSES’in düzenlediği, “Güneydoğu Raporu”nun tartışılacağı bir panelde anılacak. Panele Fikri Sağlar ve Sırrı Sakık katılacak.
Kültür Üniversitesi, 5 yıldır şubat ayında “Erdal İnönü günü” başlığıyla konferanslar düzenliyor. Sevinç İnönü’ye, “Peki siz onu en çok hangi durumlarda anıyor, ‘Ah şimdi yanımsa olsaydı’ diyorsunuz” diye sordum; şöyle cevapladı:
“Onu aramadığım, özlem duymadığım zaman yok. Yalnız kaldığımda, eş dostla bir aradayken, güzel bir şey gördüğümde, bir konsere gittiğimde, her daim yokluğunu etrafımda hissediyorum ve onu özlüyorum.”

31 Ekim 2007 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nde tedavi gördüğü hastanede 81 yaşında hayatını kaybeden merhum Erdal İnönü için Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında anma töreni düzenlendi. Törene sadece 15 kişinin katılması ise dikkat çekti.

“CHP daha etkin muhalefet yapmalı”

Peki Sevinç İnönü, eski bir genel başkanın eşi ve politikaya ilgili bir yurttaş olarak CHP’yi nasıl görüyor? İşte cevabı:
“CHP’yi, İnönü ailesinin bir ferdi ve bir seçmen olarak izliyorum. Yaptıkları muhalefeti yeterince etkin bulmuyorum. Partinin daha etkili olması lazım. “Kemal Bey gayretli, iyi niyetli, fakat yeterince destek mi göremiyor, tam anlamış değilim.” “Bir de parti içinde çok farklı seslerin çıkması, ortak bir ses çıkarılmaması bizi rahatsız ediyor. Erdal döneminde de vardı bu...

Sosyal demokrat partiler diğer sağ partiler gibi tek sesli değildir, demokratiktir, ama bunun da bir ölçüsü olmak gerekir. Bazı konularda tek ses çıkmalı.”





HABER

Erdal İnönü'nün yalısı icradan satışa çıkıyor
ntv 20 Haziran 2013

Erdal İnönü'nün eşi Sevinç İnönü'ye ait olan Beykoz Anadolu Hisarı Toplarönü Mevkii'ndeki 96 yıllık 'Komodor Remzi Bey Yalısı' 7 milyon 600 bin lira değerle Beykoz İcra Müdürlüğü tarafından bugün satışa çıkarılıyor.

İnönülerin Anadolu Hisarı'ndaki yalısı icradan satılığa çıkıyor.

Erdal İnönü’nün kayınbiraderi işadamı Selim Sohtorik’in 1998’de 3 gemi satın alırken Emlakbank’ta kullandığı krediyi geri ödememesi üzerine 1999’da başlayan hukuk savaşı bugüne kadar devam etti.

Vatan gazetesinde yer alan habere göre, Kardeşi Selim Sohtorik’in ufak ortağı ve kefili olan Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü’ye ait yalı 1998’de kurulan Erdal-Sevinç İnönü Vakfı’nın merkezi olarak kullanılıyordu.

Yine Selim Sohtorik’in yakın tarihlerde Vakıfbank’tan aldığı kredinin de geri ödenmemesi nedeniyle banka, Erdal ve Sevinç İnönü hakkında yurt dışına çıkış yasağı aldırmıştı.

ERDOĞAN YASAĞI KALDIRMIŞTI
Erdal İnönü bu yüzden fizik alanında Nobel’den sonraki en önemli ödül olan Wigner Fizik Madalyası’nı almak için 2004’te Meksika’ya gitmeye çalışırken büyük sıkıntı yaşadı.

Araya Başbakan Erdoğan’ın girmesiyle bir kereliğine yasağı kaldırılan İnönü, bu sayede ödülünü alabilmişti.

'MÜZE OLSUN' DİYE VASİYET ETTİ
İstanbul Kültür Mirası ve Kültür Ekonomisi Envanteri’nde yer alan Komodor Remzi Bey Yalısı 1917’de inşa edildi.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yalı Balkan, Çanakkale, Sakarya ve Büyük Taarruz’da savaşan Mümtaz Aktay Paşa tarafından satın alındı.

Yalıya 1972’de sahip olan Erdal İnönü, binayı kagir olarak yeniden yaptırdı ve “Benden sonra müze olsun” diye vasiyet etti.

DEĞERİ 16-17 MİLYON DOLAR
Bölgedeki emlakçılar yalının satış fiyatı olan 7.6 milyon lirayı az buluyor.

Yalı satışlarıyla ilgilenen Ayıkcan Emlak Portföy Yöneticisi Sinem Ayıkcan Yılmaz, “Çok iyi durumda ve bakımlı bir yalı. Büyük olmasa da tarihi değeri var. Konumu da iyi. Bizim tahminimize göre Komodor Remzi Bey Yalısı’nın değeri 16-17 milyon doları bulur. 7.6 milyon TL böyle bir yalı için çok düşük bir fiyat” dedi.

450 m2 bahçesi, 153 m2 tabanı olan yalı binasında toplam 637 m2 kullanım alanı var. Bahçe, zemin, ve iki normal kattan oluşan yalı, 2. grup eski eser tescilli. 4 adet salon, 6 oda, 7 adet banyo ve tuvalet ile asansör de bulunuyor. Yalının tapu kaydında Sevinç İnönü adına gayrimenkul üzerindeki yararlanma ya da kullanma hakkı olan intifa hakkı şerhi bulunuyor.








www.biyografi.net (Binlerce Biyografi)