Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Haldun Dormen ( 1928)

tiyatro oyuncusu ve yönetmeni



5 Nisan 1928 tarihinde Mersin'de doğdu. Bulvar komedisi ve vodvil türünde uzman bir tiyatro yönetmenidir. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokulda çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı.

Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde yaptı. İstanbul’da önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye girdi. 'Cinayet Var' adlı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez seyirci karşısına çıktı. Bir buçuk yıl Muhsin Ertuğrul ile çalıştı. Sonra Cep Tiyatrosu'nu kurdu. 1957 yılında 'Papaz Kaçtı' komedisiyle İstanbul’un Feriköy semtinde Dormen Tiyatrosu’nu kurdu. Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli ve Erol Keskin. Dormen Tiyatrosu’nun ilk kadrosunu oluşturdu. Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı.

Dormen Tiyatrosu, 1972 yılında Ses Tiyatrosu’nda 'Ayı Masalı' adlı oyunla perdelerini açtı. 'Bit Yeniği', 'Şahane Züğürtler' gibi oyunlar sahneledi. 1977’de televizyonun yaygınlaşması sonunucu artan ekonomik sıkıntılar yüzünden tiyatroyu kapatmak zorunda kaldı. 1977’den sonra televizyonculuk ve radyoculuk yaptı. Milliyet gazetesinde 8 yıl boyunca gazetecilik yaptı. 1984 yılında Dormen Tiyatrosu yeniden perdelerini açtı. Ancak 2001 yılından tekrar kapandı.

1966 yılında sinemaya geçti. İki film yönetti. Bozuk Düzen (1966). Güzel Bir Gün İçin (1967).

11 oyun yazdı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde ders verdi. Medyapım Akademi'de yöneticilik yaptı.

1959 yılında Betül Mardin ile evlendi. 8 yıl süren bu evliliğinden Ömer Dormen adlı bir oğlu oldu.

Ödülleri

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru olarak ödüllendirildi. Çeşitli televizyon dizilerinde rol aldı.


ESERLERİ:
Anı kitapları:
Sürç-ü Lisan Ettikse
Antrakt
İkinci Perde





HAKKINDA YAZILANLAR

1.1955'ten 1995'e Dormen Tiyatrosu'nun 40 Yılı
Kerem Atabeyoğlu
Yapı Kredi Yayınları / Seçmeler - Ustalar - Portreler Dizisi




SÖYLEŞİ

‘Ben bu dinlere inanmıyorum’
Yurt 28 Nisan 2013
DERYA DEMİR

Hacettepe Üniversitesi tarafından “Onursal bilim doktoru”olarak ödüllendirilen, Türk tiyatrosuna bir çok değer yetiştirmiş usta Haldun Dormen, hayatını ve düşündüklerini tüm açıklığıyla YURT’a anlattı.

Haldun Dormen 1954 yılından beri Türk Tiyatrosu'na emek vermiş usta bir oyuncu ve aydın... Yaşına karşın enerji dolu hayatının sırrını üç sözcükle özetliyor. Hareket, hareket ve hareket. Onu dinlerken söylenebilecek bütün tanımlamalara bir yenisini daha ekledim. “Virgülsüz cümlelerin sahibi” dedim kendi kendime. O kadar hızlı konuşuyor ki, kulağımı dört açıp dikkat kesildim. Ağzından çıkan her kelime ile büyülüyor insanı. Dormen'i Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi'nde genç tiyatrocularla bir oyunun provasını yaparken yakaladım. Her saniyesine değer yükleyen usta tiyatrocuya vakit kaybetmeden sorularımı yönelttim o da o bilindik üslubuyla hızla yanıt verdi.

Ön ayak olduğunuz 17. Afife Jale Tiyatro Ödülleri yarın akşam sahiplerini bulacak. Sürpriz var mı? Ödülleri kim alacak belli mi?

Yarın akşam güzel bir gece olacak. Ödüller sahiplerini bulacak. Son hazırlıklar yapılıyor. Jüri son kararını bugün verecek. Noter huzurunda kararlar açıklanıyor. Dolayısıyla ben de bilmiyorum son ana kadar kimin ödül alacağını. Bazen memnun oluyoruz sonuçtan bazen de hayal kırıklığı yaşıyorum. Yöneticisi olduğum halde jüri ile hiç alakam yok. Müdahale etmiyorum hiçbir şekilde. Ama bazen gerçekten hayal kırıklığına uğruyorum. Tiyatroda 2 kere 2 dört değil. Genel geçer bir beğeni söz konusu değil.

‘YÖNETMELİKLER DEMODE KALMIŞ’

Tiyatro sanatına baskı uygulanıyor mu?

Ben çok fazla baskı uygulandığına inanmıyorum. Şehir ve devlet tiyatrosu kapatılacak dedikodusu bile çok tatsızdı. Bunlar devletin idare etmesi gereken kuruluşlar. Özellikle İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun 100 yıllık bir mazisi var. O geçmişi yok edemeyiz. Osmanlılardan kalma bir kültür varlığımız o bizim. Ama şunu kabul etmeliyiz ki hepsinin yönetmeliğinde değişiklikler yapılmalı. Biraz eski kaldıkları bir gerçek.

Tiyatro demode mi kaldı?

Hayır, buna kesinlikle inanmıyorum. Bunu söyleyen tiyatrodan anlamıyor demektir ama yönetmelikler biraz demode kalmış diyebilirim. Bunların değişmesi ve zamana uydurulması lazım. Bir insan çalışmıyorsa eğer orada oturmamalı. Çalışmayan, dublaj yapmayan ama dizilerde oynayanlar var. Tabi ki oynayacaklar ama tiyatroda çalışmadıkları sürede maaş almamalılar. Diğer insanların hakkı yeniyor o zaman. Ama Şehir ve Devlet Tiyatrolarının kapatılması bahis konusu dahi olmamalıdır.

‘TARİHİ DOKU YOK OLACAK’

Emek Sineması kapatılıyor. Sizin de anılarınız vardır sanırım?

Orası ilk açıldığında buz pateni ringiymiş. Sonradan Melek Sineması oldu. Gençliğim süresince orası Melek Sineması'ydı. Eski adı Melek'ti. Oradaki filmler çok önemliydi. Hayatımın en güzel filmlerini, müzikallerini orada seyrettim. Ondan evvel Saray Sineması kapandı. Şimdi abuk subuk bir alışveriş merkezi oldu. İstanbul Filarmoni Derneği'nin konserleri orada düzenlenirdi. Bütün Avrupa'dan gelen tiyatro oyunları orada oynanırdı. Bu bir kayıp. Yerine sinema salonları açılacakmış ama önemli olan o tarihi doku. O hava yok olacak maalesef.

Emek Sineması’nın kapatılması büyük tepkiyle karşılandı. Ama tepkiler verilen kararın önüne geçemedi.

Bence Emek Sineması'nın kapatılmasından ziyade memleketimizde çok daha önemli olaylar yaşanıyor. Bu kadar çok büyütülmesine gerek yok. Ergenekon davası devam ediyor. Kürt meselesinde bir sürece girildi, ne olacağı belli değil.

Bugünkü durumu ülkemiz adına nasıl değerlendiriyorsunuz?

Adnan Menderes dönemini yaşadım.1960,1970,1980 darbe ve muhtıraları ile hayatımız darbelerle geçti. Onun için hiç durmadık. Hep hareket, hareket, hareket. Her şeye rağmen Türkiye'de müthiş bir gelişme var. Ben Anadolu'ya turne için çok sık gidiyorum. Görüyorum gelişmeyi. Fakat hükümetin çelişkileri de var. Bunları görmemek mümkün değil. Söylediklerinin aksini yapıyorlar. Siyasi, demokrasi ve yargı alanında sıkıntılarımız var ama bunlar yerine oturacaktır. Ergenekon davası bir an önce sonuçlanmalı, bu dava beni çok rahatsız ediyor.

Kürt meselesinde yeni bir sürece girdik. Süreçte en öne çıkan Akil insanlar heyeti oldu. Davet edilseydiniz katılır mıydınız?

Akil insanlar meselesi bana komik geldi. İnşallah hayırlı olur ama ben onlardan bir sonuç çıkacağına inanmıyorum. Koskoca bir devletin halledemediğini 63 kişi mi yapacak. Akiller bu meselenin çözümünde yararlı olabileceklerini düşünerek kabul ettiler herhalde ama bence yanılıyorlar. Bana böyle bir teklif gelseydi, kabul etmezdim. “Benim haddime mi düşmüş” derdim ve kendi işimi yapardım. Herkes kendi işini yaparsa devlete faydası olur. Ben de işimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

85 yaşındasınız. Fakat çok genç görünüyorsunuz. Amerikanvari bir havanız var. Farkında mısınız?

Amerikanvari bir havam olduğuna inanmıyorum. Yaşıma göre çok genç göründüğümü biliyorum çünkü ben çok çalışıyorum. O kadar çok çalışıyorum ki yaşlanmaya vakit bulamıyorum. Yoğunluk hoşuma gidiyor.

’50 YILDIR SİGARA İÇMİYORUM’

Genç kalmanızın sırrınız nedir?

Çalışıyorum, işimi seviyorum. Bir de ben ne özel hayatımda ne de sahnede hiçbir şeyi abartmam. Abartıyı sevmiyorum. Ben içki de içiyorum ama üç gece içmem, dördüncü gece üç kadeh rakı içerim. Gecede dört tane sigara içerim. Gün içinde son 50 yıldır hiç sigara içmedim. Oyun için gerekli olursa sahnede içerim. Yemek de yerim. Tatlı da yerim ama çayımı şekersiz içiyorum. Abartısız yaşamak çok önemli.

Hayatınız hep İstanbul'da geçti. Eski İstanbul'un canlı tanığısınız.
Ben Mersin'de doğdum ama Mersin'de tesadüfen doğdum. Babam, annem Mersinli değildi. Babam bir otomobil markasının bayiliğini yapıyordu. İşi oradaydı. 6 aylıkken İstanbul'a taşınmışız. Bütün hayatım boyunca İstanbul'da yaşadım.

Atatürk'ün cumhurbaşkanı olduğu dönemi de yaşadınız. Atatürk'le ilgili bir anınız var mı?

Çok küçüktüm. Atatürk'ün cumhurbaşkanı olduğu dönemi hayal meyal hatırlıyorum. Cenazesini çok iyi hatırlıyorum. Sabah erkenden bütün aile Tophane'de bir yere gitmiştik. Cenazesi önümüzden geçti. O anı hatırlıyorum. O an çocuk olduğum için çok fazla bir şey hissetmedim. Üzülmüştük. Herkes ağlıyordu, onlar ağlıyor diye ben de ağlıyordum. Günler geçtikçe ne büyük bir kayıp olduğunu daha iyi anlıyorum. Babam çok koyu bir Atatürkçüydü. Cumhuriyetin doğuşunu yaşamış insanlar gerçek Atatürkçülerdi. Onun etkisiyle ben de koyu bir Atatürkçüyüm ve onun yaptığı her şeye bağlıyım.

Tiyatroya birlikte gönül verdiğiniz meslektaşlarınız aramızdan ayrıldı. Dormen Tiyatrosu'nda Metin Serezli, Erol Günaydın ile birlikteydiniz. Onları kaybettik. Ölüm korkusu yaşıyor musunuz?

Aşağı yukarı aynı yaşlarda olmamıza rağmen onları ben yetiştirdim, benim öğrencilerimdi onlar. Erol Günaydın, Metin Serezli, Erol Keskin Dormen Tiyatrosu'nda yer aldılar. Usta oldular. Ölüm korkusu yaşıyorum tabi ki. Bir yaşa geldikten sonra daha yakından hissediyorsun bu korkuyu. Ama çok fazla üstünde durmuyorum. Ben daha çok gençlerle çalışıyorum, etrafım gençlerle dolu dolayısıyla unutuyorum bu korkumu. Gençlerden çok şey öğreniyorum. Zamana ayak uyduruyorum. Hayata gençlerin gözüyle bakıyorum çünkü onlara bir şey sunuyorum.


DİN UĞRUNA İNSAN ÖLDÜRMEK GÜNAHLARIN EN BÜYÜĞÜ

Uzun bir dönem Amerika'da yaşadınız. Bir etkileşim olmuş siz kabul etmeseniz de.

Ben uluslararası olmayı tercih ediyorum. Ben insanlara inanıyorum çünkü. Benim kendime göre bir din anlayışım var. Ben Müslümanlığa inanmıyorum. Tanrı'nın insanları sen Müslüman, sen Yahudi, sen Katolik olacaksın diye ayırdığına inanmıyorum.

Sizin din anlayışınızın çerçevesi nedir o zaman?

Benim din anlayışımda yaradan ve insanları bir gören bir Tanrı var. Ben şekilci değilim, çiçeklere bile saygı göstermemiz gerekiyor. Nefes alıp veren tüm canlılara saygı göstermemiz gerekirken insanların birbirlerini din uğruna öldürmeleri günahların en büyüğü. Ben Tanrı'nın varlığına inanıyorum ve bana da çok yardım ettiğini düşünüyorum.

Geçmişe dönüp baktığınızda ne hissediyorsunuz?

“Kimler geldi, kimler geçti, neler gördük, neler görmedik” diyorum. Ben eskide yaşamıyorum. Belki de bu nedenle genç kalabiliyorum. Hep ileriye bakıyorum.

Bir evlilik yaptınız. 50 yıl önce boşandınız ve ondan sonra hiç evlenmediniz.

Betül'de (Mardin) evlenmedi, ben de evlenmedim. Çok güzel bir evlilik yaşadım. Hâlâ ona saygı duyarım ama oğlumuzun dediği gibi iki bombanın aynı evde yaşaması zordu. Biz dost kaldık. Üstelik artık evlenmeye gerek yok. Eskiden iki insanın bir arada olması için evlilik şart olarak koşuluyordu. Belki de sadece çocuk için evlenmek gerekir ama baba çocuğu kabul ediyorsa çocuk için de evlenmeye gerek yok.

Aşk var mı hayatınızda?

Aşk yaşayacak yaşta mıyım? Ben işime aşığım.







Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler



   Makaleler
   Yüzellilikler Listesi
   ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
   OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
   33 yazarın Türk Çocukluğu
   MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
   1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   100. Yılında Balkan Harbi
   MHP Milletvekili Aday Listesi 2015
   Ak Parti Milletvekili Aday Listesi 2015

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

    Tanıtım

   İletişim
BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49



biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları
Powered By Webofisi.com