Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Suphi Saatçi

akademisyen, yüksek mimar



1946 yılında Kerkük’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Üniversitesi)’nin Yüksek Mimarlık Bölümü’nü 1974 yılında bitirdi.

Bir süre tarihi çevre koruma ve restorasyon alanında serbest çalıştı. Bu arada çeşitli kurum ve kuruluşlarda tarihi çevre koruma uzmanı olarak danışmanlık yaptı. Kerkük Kenti ve Ev Mimarisi konulu doktora tezini İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda 1992 yılında tamamladı.

1995’te doçent oldu, 2002 yılında da profesörlüğe atandı. Evli ve bir çocuk babası olan Saatçi, halen Mimar Sinan Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Bölümü’nde öğretim üyesidir.

Ulusal ve uluslararası sempozyum ve toplantılarda sunulmuş bildirileri ve yayımlanmış bir çok makale, inceleme ve araştırma yazıları vardır.

ESERLERİ:
• Kerkük Çocuk Folkloru, Fuzûlî Yayınları, İstanbul, 1984.
• Mimar Sinan, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Yayını, İstanbul, 1987.
• Mimar Sinan’ın Yapılarındaki Kitabeler, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Yayını, İstanbul, 1988.
• Mimar Sinan ve Tezkiretü’l-Bünyan, Emlak Bankası Yayını, İstanbul, 1989.
• Mimar Sinan and Tezkiretü’l-Bünyan, Emlak Bankası Yayını, İstanbul, 1989.
• Irak Muasır Türk Şairleri Antolojisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1991.(Prof. Dr. Ziyat Akkoyunlu ile birlikte)
• Kerkük’ten Derlenen Olay Türküleri, Anadolu Sanat Yayınları, İstanbul, 1992.
• Tarihi Gelişim İçinde Irak’ta Türk Varlığı, Tarihi Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı Yayını, İstanbul, 1996.
• Kerkük Güldestesi, Ötüken Neşriyat A. Ş., İstanbul, 1997.
• Başlangıcından Günümüze Kadar Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi (Nesir-Nazım), 6. Cilt: Irak (Kerkük) Türk Edebiyatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1997.
• Kerküklü Mehmet Râsih Öztürkmen-Hayatı ve Şiirleri-, Kerkük Vakfı Yayını, İstanbul, 2001.
• Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri, Ötüken Neşriyat A.Ş., İstanbul, Nisan 2003.
• Kerkük Evleri, Klasik Yayınları, İstanbul, Ekim 2003.
• Altunköprü, Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği, yayın nu: 6, İstanbul, Mart 2004.
• Hasretin Adı Kerkük, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2004.




HABER

Türkmenlerin soykırımla karşı karşıya
Zaman 6 Ağustos 2014

Prof. Dr. Suphi Saatçi, Kerkük doğumlu yüksek mimar ve akademisyen. Saatçi, Kerkük Güldestesi, Kerkük Evleri, Kerkük'ten Derlenen Olay Türküleri ve Kerkük Çocuk Folkloru gibi eserleriyle Kerkük kültürü hakkında önemli eserler verdi. Bölgeyi ve kültürünü yakından tanıyan Saatçi ile Iraklı Türkmenlere yapılan zulmü ve bölgedeki son durumu konuştuk.

Şu anda Iraklı Türkmenlerin bir soykırımla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Türkmenlerin sesini dünyaya duyuran bir kültür adamı olarak olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Haziran ayından itibaren Irak'ta meydana gelen olaylar, en çok Türkmen toplumuna zarar veriyor. Özellikle IŞİD sanki sadece Türkmenleri hedef seçmiş gibi görünüyor ve şu andaki durum tamamen Türkmenlerin aleyhine gelişiyor. IŞİD Musul'u işgal ettikten sonra bölgede yaşayan Araplara veya Kürtlere ne gibi zararlar verdi? Bunu bilmiyoruz ve böyle bir şey de duymadık. Fakat IŞİD Musul bölgesindeki Türkmenleri yerlerinden ve yuvalarından söküp atmış durumda. Bölgedeki cehennemî sıcaklar altında çölde nereye gideceğini bilemeyen Türkmen aileleri perişan haldeler. Her gün güneşin kavurucu sıcakları altında aç ve susuz kalan Türkmenlerin onlarca çocuğu ve bebeleri ölüyor. Peşmerge kuvvetleri de onları Erbil'e sokmuyor. Düşünün, Erbil Irak'ın bir şehri, Telafer ve Musul da Irak'ın şehirleri ama Kürt yönetimi bunları yabancı kabul ederek Erbil'e sığınmalarına izin vermiyor. Ölümden kaçan bu Türkmen göçmenlerini Türkiye de içeri almıyor. Yerle gök arasında, kızgın güneş altında gölgesiz, gıdasız ve susuz kalan bu insanların burnumuzun dibinde böylesine ölüme terk edilmeleri, insanı kahrediyor. Bunları hadi Türk veya Türkmen kabul etmekten vazgeçtik, bari birer insan olarak kabul edelim, diyoruz.

Orada neler olup bittiğine dair sağlıklı haberler alabiliyor musunuz?

Türkmen bölgelerinden az çok haberler alıyoruz. Özellikle göçmen Türkmenlere gidip durumlarını öğrenen arkadaşlar, bunların fotoğraf ve haberlerini bize ulaştırıyorlar. Esasen bölgeden ne Türkiye ne de dünyanın diğer medya kuruluşları doğru dürüst haber alabiliyor. Bugün Gazze'deki durumu, her saat başı ulaşan görüntü ve haberlerden takip ediyoruz. Fakat her ne hikmetse IŞİD'den ve yaptıklarından haber sızmıyor. Sağlıklı haber alınamayınca, sağlıklı ve doğru yorum ve tahminlerde bulunmak zorlaşıyor.

Bunda sosyal medyanın etkisi ne kadar? Türkmenler bu aracı iyi kullanamıyor ve bu yüzden mi seslerini duyuramıyorlar?

Türkmenler sosyal medyayı kullanıyor. Ancak Türkiye'de asıl televizyon ve haber ajanslarının ele almadığı sorunlara halk da ilgi göstermiyor. Türkiye'de haberleri medyaya artık sadece siyasî iktidar servis ediyor. Hatta belki medyanın malzemesi Başbakan'ın söylediklerinden oluşuyor. Bu yüzden Başbakan'ın gündeminde Türkmenler yoksa medyada da Türkmenler yer alamıyor. Özellikle seçim süreci boyunca en çok tartışılan konular, Başbakan'ın seçim meydanlarında söylediklerinden ibaret. Bu toz duman içinde gariban Türkmen, sesini nasıl duyursun?

Peki, sizce Türkiye neden bu kadar duyarsız?

Türkiye, şu anda IŞİD'in yaptıkları karşısında biraz şaşkın durumda. Herhangi bir diplomatik atak da yapamıyor. Bu yüzden Türkiye beklemede, belki şu aşamada beklemek de en doğrusu, en azından fotoğraf netleşsin. Diğer yandan IŞİD'in elinde 80 dolayında Türk vatandaşı rehine bulunuyor. Ayrıca Türkmenlere insanî yardım gönderiliyor. Devlet dışında başka kuruluşlar da insanî yardım gönderiyor. Bu açıdan Türkmenlere insanî destek var. Burada eksik olan siyasî desteğin olmayışı… Türkiye siyasî destek yapabilir mi? Bence yapabilir.

Türkmenlerin bir kısmı yurtlarını terk etti ve dağlara, çöllere çekildi. Onların hayat şartları ne durumda?

Güneyde Kerkük ve Tuzhurmatu çevresindeki Türkmen bölgelerinde huzursuzluk had safhada. Çevre köylerden Kerkük'e sığınan ve sokaklarda yaşayan yüzlerce Türkmen, köyünden, obasından, yerinden, yurdundan ve evinden kopmuş durumda. Bunlar çocukları ile birlikte sefalete sürüklendiler. Musul yöresi ve Telafer Türkmenleri de çöllere dağıldılar. Bunların bir kısmı Necef ve Kerbela şehirlerine nakledildiler. Topraklarından ayrıldıkları için orada da huzurlu değiller. Ancak ölümden kurtulmak için başka çareleri kalmadı. Anlayacağınız, Türkmenlerin Allah'tan başka kimseleri kalmadı.

Türk kültürü ve tarihi siliniyor!
Türkmenlerin kültür varlıklarına karşı bir saldırı var mı?

Maalesef, Musul'da bin yıllık Nebi Yunus Camii ve içindeki makam yerle bir edildi. Nebi Şit ve Nebi Circis camileri de patlatıldı. Selçuklu dönemi yapılarından İmam Avnüddin ve İmam Yahya Ebu'l-Kasım türbelerinin havaya uçurulduklarının çekimlerini maalesef internette içim burkularak izledim. Musul Ulu Camii gibi Irak'ın en eski minaresine sahip bir yüce mabedin de havaya uçurulacağı söyleniyor. Atabeyler döneminde Musul'da inşa edilen ve kenti süsleyen kültür varlıklarının ve dinî merkezlerin birkaç dakikada yerle bir edildiğini görmek insanın içini kanatıyor. Nebi Circis külliyesi Timur döneminde (14. yy.) bile büyük bir restorasyon geçirmiştir. Yani düşünün, bu zihniyetin, İstanbul'da olsa Fatih'in, Kanuni'nin türbelerini dinamitlerle dümdüz ettiğini gözümüzde canlandıralım.

Bu vahşetin ileride ne gibi kültürel yıkımları olur?

Bu zihniyetin egemen olacağı her yerde türbe, makam ve mezar gibi kültürel varlıklar ve değerli yapılar birer birer yıkılacaktır.







Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler



   Makaleler
   Yüzellilikler Listesi
   ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
   OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
   33 yazarın Türk Çocukluğu
   MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
   1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   100. Yılında Balkan Harbi
   MHP Milletvekili Aday Listesi 2015
   Ak Parti Milletvekili Aday Listesi 2015

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

    Tanıtım

   İletişim
BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49



biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları
Powered By Webofisi.com