Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   mahmut çetin yazıları
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da


Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Yahya Karataş

Yeşilçam'da bir gönüllü tarihçi
Timur Soykan 31/10/2002

Diş hekimi Yahya Karataş, 6 bin filmi izleyerek, çekim hatasından figüranına kadar Yeşilçam'ı kayda geçirmiş

Türkiye'de yılda ortalama 10 sinema filmi çekiliyor. Oysa bir zamanlar yılda 300 film yapılıyordu. Yeşilçam, 1970'li yıllarda yüzlerce insan için ekmek kapısıyken furya kimi zaman erotizm, kimi zaman salon, kimi zaman komedi bazen de yumruk ve tekmelerin havada uçuştuğu macera filmleriydi. Ancak Yeşilçam fabrika gibi çalışırken çekilen filmlerin kaydını kimse tutmadı. Bugün, bir sinema tutkunu olan diş hekimi Yahya Karataş, bu işi gönüllü yapıyor.

Karataş, 1987 yılından beri, hemen her gün iki Türk filmi izliyor. Jenerikte geçen bütün isimleri, seslendirenleri, film müziklerini kaydediyor. O döneme ait magazin sinema dergilerini inceleyerek çekimi sırasında sette yaşanan olayları, çekim mekânlarını buluyor. Jenerikte ismi geçmeyen oyuncuların, figüranların adlarını da bir hafiye gibi iz sürerek öğreniyor. Jenerikteki hatalar bile gözünden kaçmıyor. Bugüne kadar 5 bin 910 filmin bilgilerine ulaşan Karataş, Türk sinemasında en kapsamlı araştırmayı yaparak ansiklopedi hazırlamayı istiyor.

Yedi yaşında başlamış

38 yaşında olan Karataş'ın sinema merakı, henüz yedi yaşındayken annesiyle birlikte gittiği sinemalarda başlamış. Kuzeni ile 13 yaşında gittiği bir macera filminin arasında 'parça' olarak adlandırılan seks sahnelerini görünce sinema bir ergenlik macerasına dönüşmüş. Daha sonraki yıllarda da Türk sinemasının her türünün meraklı bir izleyicisi olmuş. Ancak 1987 yılında bir video kaset izlerken çok sevdiği sinemanın emekçilerinin adını öğrenmek istemiş. Kâğıdı-kalemi alıp jenerikte geçen bütün isimleri yazmış. Bugün Yahya Karataş'ın evi eski video kasetler, film afişleri, sahneleri, oyuncuların resimleriyle dolu. Üzerinde video bulunan televizyonunun önünde ise emektar daktilosu duruyor.

Figüran izi sürüyor

Karataş, boş vakitlerinin büyük çoğunluğunu burada geçiriyor. Televizyonda genellikle sadece Türk filmlerinin yayımlandığı şifreli bir kanalı izliyor. Ayrıca bulduğu video filmleri izleyerek özelliklerini yazıyor. Arşivinde olmayan bir film bulduğunda çocuklar gibi mutlu olurken, onun için en önemli an, filmde emekleri geçenlerin isimlerinin ekrana yansıması. Sadece 'star'ların isimlerinin bilinmesine içerliyor, 'çorbada bir tuzu olanın' bile adını öğrenip not alıyor. Kamera, ses, dekor, kostüm asistanları, ulaşımı sağlayanlar, sadece bir sahnede görünen figüranlar, oyuncuları seslendirenleri yazıyor. Yönetmen ve oyuncuların kariyer notlarını bile tutuyor. Örneğin bir yönetmenin daha önce kimin yardımcılığını yaptığı, bir kameramanın kimin asistanı olduğu
onun arşivinde yer alıyor.

Ancak Türk filmlerinin jenerikleri çoğu zaman eksik olduğu için sadece filmleri izlemek yetmiyor. Adı yazılmayan oyunculara birer kod isim veriyor. Daha sonra oynadığı filmleri inceliyor, mutlaka adının yazıldığı bir film buluyor. Karataş, Türkiye'deki bütün yönetmen, oyuncu, sinema kameramanı ve figüranları, görev aldıkları filmleri bildiğini söylüyor. Aynı zamanda jeneriklerdeki hataları buluyor. Örneğin filmde rol almayan oyuncuların isimlerinin yazıldığına ya da isimlerin yanlış yazılmasına rastlıyor. Araştırmasında bunları düzeltiyor.

Eksik olan bilgileri tamamlamak için bir tarihçi ciddiyetinde çalışırken, filmlerin çekildiği tarihlerde yayımlanmış magazin dergilerini inceliyor. Bu kütüphane çalışmalarında filmlerin çekildiği mekânlar, sette yaşanan
olaylar gibi pek çok bilgiyi ediniyor. Karataş, dört yıl çalışmanın ardından 1961 yılında yayın hayatına başlayan Ses dergisinin 1974'teki sayılarına gelebilmiş. Ayrıca sahaflarda satılan kitapları, afişleri, film sahnelerinin bulunduğu fotoğrafları inceliyor.

'Dorsay da yararlandı'

Türk sineması üzerine hazırlanan bazı kitaplarda çalışmalarından faydalanılması Karataş'ı motive ediyor. Atilla Dorsay'ın Türkan Şoray'ın hayatını anlattığı 'Sümbül Sokağın Tutsak Kadını' adlı kitabında Karataş'ın topladığı bilgilerden faydalanılmış.
Bir buçuk yıl öncesine kadar kayıtlarını yaptığı filmleri biriktirmemiş. Kayıtlarını aldıktan sonra iade etmiş. Bundan dolayı elinde bilgisi bulunan film sayısı 5 bin 910 iken arşivinde yalnızca bin film bulunuyor.

Beğenmediği yönleri

Karataş'ın, Türk filmlerinde gördüğü en büyük eksiklik senaryo. Senaryoların hep birbirine benzediğini ya da Avrupa ve Amerikan filmlerinin senaryolarının uyarlandığını söylüyor. Ayrıca çok sayıda teknik ve mantık hatasının bulunduğunu ifade ediyor. Bir oyuncuyu üç ayrı kişinin seslendirdiği filmler bile bulduğunu anlatan Karataş, sinema tutkusunu ise şöyle dile getiriyor:
"Bütün boş zamanımı Türk sinemasına ayırıyorum. Bugün benim bulduklarımın bir geçmişi aydınlatacağını düşünmek bana haz veriyor. Ancak henüz ulaşamadığım daha çok film var. Ben yaklaşık 6 bin 500 Türk filmi olduğunu tahmin ediyorum. İnsanlar beni anlamakta zorlanıyor. Türkiye'de çekilen filmlerin büyük çoğunluğu gelir sağlamak için çekilmiş, piyasa filmleri. Ancak onlar duygusal masallar. Bu yüzden halen televizyonda oynatıldığında yüksek reyting alıyor. Ben de bu masalları çok seviyorum. Türkan Şoray ve Hülya Koçyiğit en çok sevdiğim sanatçılar".



Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler



   Makaleler
   Trabzon'un Kültürel Yüzü
   Lozan Delegeleri
   İdlib şehitleri
   BULGARİSTAN TÜRK YAZARLARININ BULGARCA ESERLERİ
   Afrika Kitaplığı
   Rusya'daki en etkili 100 Müslüman listesi
   Teröre karşı 1071 akademisyen
   Irak’ta Türkmen Partiler
   Millî Birlik Komitesi Üyeleri
   KKTC Başbakanları

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

    Tanıtım


   İletişim
BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49



[email protected]

Etimesgut Vergi Dairesi
11512253662
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret
Powered By Webofisi.com