Ana Sayfa Kategoriler Editör İletişim  

   Alfabetik Arama
A B C Ç D
E F G H I
İ J K L M
N O Ö P R
S Ş T U Ü
V Y Z



   Ekstra
     müstear isimler
     peygamberler
     Asr-ı Saadet'te Türkler
     basında biyografi.net
     Biyografi Nedir?
     neden biyografi.net
     sizin biyografiniz
     cv nasıl hazırlanır ?
     genel biyografi kitapları
     takma adlar
     editör



 Linkler 
   Biyografi Tv
   facebook/Biyografi Net
   twitter.com/biyografinet
   Biyografi Atölyesi
   boğazdaki aşiret
   biyograf
   biyografi kitabı
   www.biyografianaliz.net
   biyografimarket.com

   Biyografi Arama

  

isim ara soyadı ara
 
   
   

     Biyografi Market İçerik  
KİTAP BİYOGRAFİ
 Portre Anlatı
 Günlük
 Biyografi Dosya
 Mektup
 Kronoloji
 Kim Kimdir
 Anı-Hatırat
 Otobiyografi
 Biyografi Genel
 Şecere
 Biyografik Araştırma
 Gezi-Seyahat
 Biyografik Roman
 Biyografik Şiir
FOTOĞRAF
 Görsel Kitap
 Biyografik Fotoğraf
 Şehir Fotoğraf
 Tarihi Eser Fotoğraf
  SAHAF KİTAP
  KAYNAKÇA
 Kaynak Tarama-Kupür
 Bibliyografya
 DVD-CD-VCD
 Biyografi Belgesel
 KİTAP GENEL
 Türkçe Dil Öğretimi
 Kaynak-Çeviri

Daha Fazlası BiyografiMarket.com'da



Facebook da paylaş Twitter da paylaş Live da paylaş

Derviş Eroğlu ( 1938)

KKTC Cumhurbaşkanı


KKTC Eski Başbakanı



1938 yılında Gazi Magosa’nın Ergazi Köyü'nde doğdu. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve Ankara’da üroloji ihtisası yaptı. 1976 Genel Seçimlerinde UBP’den Milletvekili seçildi ve 1977’ye kadar Eğitim ve Kültür İşleri Bakanlığı yaptı. 1981 Genel Seçimlerinde yeniden Milletvekili seçildi. 1983 Kasımında Kurulan Kurucu Mecliste görev aldı. 1985 Genel Seçimlerinden sonar Başbakan olarak atandı. İngilizce ve Rumca bilen Dr. Derviş Eroğlu evli ve dört çocuk babasıdır.

18 Aralık 1983 tarihinde UBP Genel Başkanlığına getirilen Dr.Derviş Eroğlu sırasıyle;

Temmuz 1985’te TKP ile ortak I. Eroğlu Hükümetini.
Eylül 1986’da YDP ile ortak II. Eroğlu Hükümetini.
Haziran 1988’de Bağımsızlarla ortak III. Eroğlu Hükümetini.
Mayıs 1990 Milletvekili Seçimlerinden sonra ise IV. Eroğlu Hükümetini kurdu.

12 Aralık 1993 Milletvekilliği Erken Genel Seçimlerinden sonra (Ocak 1994’de) Hükümeti DP-CTP ortaklığına devretti.

Dr. Derviş Eroğlu; 1984-1986-1988-1990-1992 Kurultaylarında tek aday olarak Genel Başkan seçildi. 1994 Yılında yapılan X. Kurultayda ise rakibi karşısında Genel Başkanlık için yarıştı ve % 70’lik bir delege oyu ile yeniden Genel Başkan seçildi.

16 Ağustos 1996 tarihinde UBP-DP koalisyonu oluşmuş ve bu tarihte Dr. Derviş Eroğlu Başkanlığına UBP-DP ortaklık Hükümeti kurulmuştur.

28 Haziran 1998 tarihinde gerçekleştirilen Yerel Seçimlerden birinci parti olarak Ulusal Birlik Partisinin çıkmasını sağlayan Dr. Derviş Eroğlu 6 Aralık 1998 tarihinde gerçekleştirilen Milletvekilliği Genel Seçimlerine Başkanı bulunduğu Ulusal Birlik Partisi’nin seçimlere götürmüş ve %40 oyla seçimlerden Ulusal Birlik Partisi’nin birinci parti olarak çıkmasını sağlamıştır.

30 Aralık 1998 tarihinde TKP ile kendi Başbakanlığında VI. EROĞLU Koalisyon Hükümetini oluşturan Dr. Derviş Eroğlu, 9 Mayıs 1999 tarihinde gerçekleştirilen XII. Olağan Kurultay’da yeniden Ulusal Birlik Partisi Başkanlığına seçilmiştir.

6 Mayıs 2001 tarihinde gerçekleştirilen XIII. Olağan Kurultayda oyların % 70.5 olarak yeniden UBP Genel Başkanı seçilmiştir.

7 Haziran 2001 tarihinde DP ile VII. EROĞLU Koalisyon Hükümetini kurmuştur.

14 Aralık 2003 tarihinde yapılan KKTC Milletvekilliği Genel Seçimleri sonucu Dr. Derviş Eroğlu meclise giren Ana Muhalefet Partisi UBP’nin Genel Başkanıdır.



HAKKINDA YAZILANLAR

KIBRISLI KURBANLAR
Adem Yavuz Arslan
Aksiyon 28 Ekim 2000

İkinci Dünya Savaşı sırasında kaybettiği babasının izini arayan Kıbrıslı bir Türk, tarihi bir olaya da ışık tuttu: Nazi kurbanı Türkler. Aralarında KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu'nun babasının da bulunduğu Kıbrıs Türkleri İngiliz Ordusu'nda Almanlara karşı savaşmış, bir kısmı şehit olmuş ve mezarları da Mısır'dan Çek Cumhuriyeti'ne kadar değişik ülkelere dağılmıştı

Dünya tarihinin en kanlı savaşı olarak kayıtlara geçen 2. Dünya Savaşı'nın üzerinden yaklaşık 60 yıl geçti ancak savaşın kayıplarıyla ilgili her gün yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor. Tarihi kayıtlara göre Türkiye 2. Dünya Savaşı'na katılmamıştı. Ancak gün yüzüne çıkan gerçekler katılmadığımızı sandığımız bir savaşın, aslında çok sayıda Türk'ün hayatını kaybetmesine ya da esir kamplarına düşmesine neden olduğunu gösteriyordu. Gün yüzüne çıkan tarihi kayıtlara göre özellikle Rus Ordusu saflarında Almanlara karşı savaşmış ve esir kamplarına düşmüş 450 bin civarında Türk vardı. Savaşın sonunda da 110 bin Türk esir kamplarından Ruslara teslim edilmiş ve iadenin ardından bu Türklerin kurşuna dizildikleri haberi gelmişti. Aradan geçen zaman içerisinde 2. Dünya Savaşı sırasında kayıplarımızın bunlarla da sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Londra'da yaşayan Ayten Bekir isimli Kıbrıslı Türk'ün İngiliz Ordusu'nda yer aldığını duyduğu babasının mezarını aramaya koyulmasıyla başlayan süreçte tarihi bir gerçek daha ortaya çıktı: Sayıları tam olarak bilinmemekle birlikte Kıbrıslı Türkler İngiliz Ordusu'nda Nazi Almanya'sına karşı savaşmıştı. İngiliz, Rum ve Türk askerlerinden oluşan Kıbrıs Alayı'na (Cyprus Regiment) mensup ve elde edilen bilgilere göre 66'sı şehit olan Türk askerlerinin mezarları Mısır'dan Çek Cumhuriyeti'ne kadar değişik ülkelerde kimsesiz ve sahipsiz olarak bulunuyordu

Yıllar süren arayış

Herşey aslında Londra'da yaşayan Ayten Bekir ve kızkardeşlerinin, kendileri çocukken İngiliz Ordusu'na katıldığını duydukları babalarının mezarlarını araştırmaya başlamasıyla start almış oldu. Ayten Bekir, Kuzey Kıbrıs Esentepe'de yaşayan bir Türk ailesinin çocuğuydu ve kendisi çok küçükken, babası İngiliz Ordusu'nun Kıbrıs Birliği'nde 2. Dünya Savaşı'na katılmıştı. 1940 yılında İngiliz Ordusu'na katılan ve 1941 yılında Esentepe'deki ailesine şehit olduğu bildirilen Hasan Bekir'in nereye gömüldüğü de ailesine bildirilmemişti. Babası şehit olduğunda henüz 6 yaşında olan Ayten Bekir kardeşleri ile birlikte babasının mezarını aramaya başlar. Savaştan sonra köye geri dönmeyi başaranlara babalarının akıbetini sorar ve babasının esir düştüğünü, Alman askerlerine karşı geldiği için tüfek kabzasıyla dövülerek hastanelik edildiğini ve hastaneye kaldırıldıktan sonra yaşamını yitirdiğini öğrenir.
Bu olaydan beş yıl sonra annelerini de genç yaşta kaybettiklerini anlatan Ayten, biraz büyüdükten sonra ve özellikle Londra'ya geldikten sonra da babasının mezarını bulmak için uğraştığını söylüyor: "Almanya'ya giden herkesten yardımcı olmalarını istedim. Hiç peşini bırakmadım. Sonunda torunlarım bu işin peşine düştü. Mezarın Almanya'da değil Çek Cumhuriyeti'nde olduğunu öğrendiler."

Ayten Bekir'in torunları Seniha ve Tunç ısrarlı araştırmaları sonucunda dedeleri Hasan Bekir'in mezarının Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da Savaş Mezarlığı'nda yer aldığını tespit ederler. Yıllar süren arayış mutlu sonla bitmiştir: "Hemen Prag'a gittik. Sadece Savaş Mezarlığı diye bir yer duymuştuk ve iki gün orada kalarak mezarı bulmaya çalıştık. 2. günün sonunda babamızın mezarına ulaştık. Neredeyse 60 yıl sonra babamın mezarına kavuşmak bizim için büyük sevinç oldu. Hem sevindik hem ağladık. Babamız şehit olduğunda ben çocuktum. Olayları hayal meyal hatırlıyorum" diyor.

Mezarlıkta sadece Türklerin değil, Kıbrıslı Rum ve diğer ülkelerden gelen yüzlerce İngiliz askerinin de yattığını anlatan Ayten Bekir "Oraya gittiğimiz günlerde büyük törenler yapılmış. Biz ona yetişemedik. Ancak bütün mezarların üzerinde mumlar ve çiçekler vardı. Aileleri bilinmeyen mezarlar da tertemiz ve bakımlıydı. Ancak onlara mum ya da çiçek koyacak birileri yok. O nedenle tüm Kıbrıslı Türklere çağrıda bulunmak istiyorum. Savaşta ölen yakınlarını bulsunlar, mezarlarımıza sahip çıkalım" diyor.

Aralanan sır perdesi

Ayten Bekir'in babasının mezarını bulmasıyla harekete geçen Londra'daki Kıbrıs Türk Merkezi kayıp askerlerden 66'sının mezarlarına uzun çalışmalardan sonra ulaştı. Çalışmayı, Londra Kıbrıs Türk Merkezi tarafından çıkarılan Toplum Postası'ndan Artun Göksan yaptı. Göksan, İngiliz arşivlerinde yaptığı çalışmanın sonunda, aralarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Derviş Eroğlu'nun şehit babası İzzet Derviş'in (1943'te şehit düştü ve kabri halen Polonya 'da Krakow Rakowicki Mezarlığı'nda) de bulunduğu 66 Türk askerinin mezarlarını tespit etti. Çalışmayı yürüten Göksan bu olayın Kıbrıs Türk tarihinde çok önemli bir yer tuttuğuna işaret ediyor: "Bu olay Kıbrıs Türk tarihinde çok önemli bir yer tutmasına rağmen hiç bir tarih kitabında ya da yazılı bir belgede yer almıyor. Adeta yok olmaya terk edilmiş bir miras. O dönemin koşullarında İkinci Dünya Savaşı'na katılan bir çok Kıbrıslı (ki o zaman Türk—Rum ayrımı da yoktu, herkes Kıbrıslı olarak İngilizler'in yanında savaşa katılıyordu) aradan geçen bunca zamana rağmen ne yazık ki aranıp sorulmamış, birkaç kişinin özel çabaları dışında kimse konuyla ilgilenmemiş. Ancak kişisel birtakım girişimler dışında bu insanlara yönelik resmi ya da farklı bir yaklaşım gösterildiğini duymadım" diyor.

Ayten Bekir'in babasının mezarını bulduğu bilgisinden hareket eden Göksan, İngiliz Commonwelth arşivlerinde yaptığı araştırmalar sonucunda kayıp askerlerin yerlerini tespit etti. Bu çalışmanın sonucunda bir çok ailenin şehitlerini bulduğunu söyleyen Artun Göksan "Bu çalışmamızdan sonra şehitlerinin mezarlarını öğrenen insanlar gördük. Kıbrıs küçük bir yer. O dönemde savaşa katılıp da geri dönmeyen insanların evlatları, akrabaları, en azından köylüleri Londra'da, Avustralya'da, Kıbrıs'ta yaşam sürüyor. Bu insanlar birinci derecede yakınlarının 2. Dünya Savaşı sırasında şehit düştüğünü bilmiyor" diyor.

İtalya'dan Mısır'a kayıp Türkler

Ayten Bekir'in babasının mezarını bulmasının ardından harekete geçen Londra'daki Kıbrıs Türk Merkezi ve merkezin çıkardığı haftalık Londra Toplum Postası, 2. Dünya Savaşı'nda İngiliz Ordusu'nun Kıbrıs Birliği'nde şehit düşen 66 Türk askerinin isimlerini ve künyelerini tek tek tespit etti. 2. Dünya Savaşı'nda şehit olan 66 Kıbrıslı Türk dünyanın değişik yerlerindeki savaş mezarlıklarında yatıyorlar. Kıbrıslı Türklerden olan ve İngiliz Ordusu'nun Kıbrıs Birliği'nde yer alan şehitlerin bazılarının isimleri ise şöyle: Ahmet Halil (1943) Yunanistan da Phaleron Savaş Mezarlığı'nda, Ali Hüseyin (1941) Atina Savaş Mezarlığı'nda, Ali Mehmet (1946) Lefkoşe Savaş Mezarlığı'nda, B. Cemal (1944) İtalya Ancona Savaş Mezarlığı'nda, Ali İsmail (1941) Prag Savaş Mezarlığı'nda, Ali Rıza İbrahim (1945) Atina Savaş Mezarlığı'nda, A. İzzet (1944) İtalya Cassino Savaş Mezarlığı'nda, A. Mehmet (1947) Mısır Moascar Mezarlığı'nda, Osman Hasan (1943) İsrail'de Ramleh Savaş Mezarlığı'nda, Salih İbrahim (1942) Almanya'nın Brandenburg Berlin Savaş Mezarlığı'nda yatıyor ve bir çoğundan da kendi yakınlarının dahi haberi yok.

Katılmadığımızı sandığımız savaşın ağır faturası

Dünya tarihinin en acımasız ve en kanlı savaşı olarak kayıtlara geçen 2. Dünya Savaşı ile ilgili tarihi vesikalar günyüzüne çıktıkça katılmadığımızı sandığımız savaşın bizler için bilinenden çok daha fazla kayıplara yol açtığı ortaya çıkıyor. Kayıp 66 Türk askerinin bulunması gibi yıllar sonra günyüzüne çıkan bir başka gerçek de Ruslara iade edildikten sonra Türk makamlarının gözleri önünde kurşuna dizilen Kafkas Türkleri. 2. Dünya Savaşı'nı müteakip yapılan Yalta Konferansı'nda Avrupa'da esir olan bütün eski Sovyet vatandaşlarının iadesi kararı alınmıştı. Amerikan ve Fransız savaş kayıtları üzerine araştırma yapan Kanadalı yazar James Bacque ve yardımcısının bulduğu tarihi vesikalar 40 yıl saklanan acı gerçeklerin ortaya çıkmasına neden oldu. Time dergisinin 'utandıran sır' olarak sayfalarına taşıdığı tarihi gerçek ise şuydu; Müttefiklerin kontrolündeki esir kamplarında bulunan 5 milyon Alman askeri Batılı komutanların umursamazlıkları yüzünden ölüme terk edilmişti. Esir kamplarında soğuk ve bulaşıcı hastalıktan ölen Alman askerlerinin sayısı 1941 Haziran'ı ile 1945 Nisan'ı arasında tüm Batı Cephesi'nde Almanlarca öldürülenlerin sayısına eşitti. Kanadalı tarihçi James Bacque'nin ortaya çıkardığı bu gerçeğin bize bakan yönü ise bu esirler arasında bulunan Türkler. Savaşa Kızılordu saflarında başlayıp daha sonra Almanlar'a esir düşen ve ardından da kendi gönüllü lejyonunu kurup Sovyetler'e karşı savaşan Türkler Yalta Konferansı kararlarına göre Sovyetler'e iade edileceklerdi. Türkler için bu ölüm demekti çünkü Ruslar tarafından çoktan haklarında ölüm kararı çıkmıştı. Rakamlar kesin olmamakla birlikte 2. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa'nın çeşitli bölgelerinde 450 bin civarında Türk vardı ve bu Türkler Ruslar'a iade edilmek istemiyor ve Türk Elçiliklerine başvuruyorlardı.

İtalya, Belçika, İsviçre ve Almanya'nın güneyinde Kızılhaç denetimindeki kamplarda tutulan Türkler hakkında Potsdam Konferansı sonuçlarına göre Amerika ve Rusya arasında yapılan anlaşma gereğince Rusya'ya iade edilme kararı alınır. Merhum gazeteci ve parlamenter Ziyad Ebuzziya'nın aktardıklarına göre Viyana yakınlarında 128 Azerbaycanlı kendilerini ateşe vererek intihar eder bu kararı protesto etmek için. Bu olayın Amerika'da duyulmasının ardından ise iade kararı iptal edilir ancak o ana kadar Rusya'ya 110 bin Türk teslim edilmiştir bile. Yine kayıtlara göre 28 Mayıs 1945 günü, kadın ve çocuklarla birlikte 7000 Kuzey Kafkasyalı Rus ordusuna teslim edilmişti.

Yine tarih sayfaları arasında yer alan ve gün yüzüne çıkamayan bir başka gerçek ise şöyle: Savaş sonunda Rusya, Türkiye ile olan saldırmazlık paktını tek taraflı iptal ederek Türkiye'den toprak talebinde bulunmuştur. Gergin günler yaşanmaktadır. Devrin Basın Yayın Umum Müdürü Selim Sarper ile görüşen Sovyetler Birliği'nin Ankara Büyükelçisi Vinagradof, 'Stalin'in saldırmazlık anlaşmasını yenileyeceğini haber verir. Selim Sarper derhal İsmet Paşa'ya haber vermek ister. Elçi "İsmet Paşa' ya haber verirken siz de Sovyetler Birliği'ne bir jest yapın" der. Selim Sarper " Ne yapalım der?" Elçi; "Sizdeki Rus vatan hainlerini bize verin" şeklinde cevaplar. Selim Sarper de "Siz de sizdeki Türk vatan hainlerini verin" der ve karşılıklı el sıkışılır. Sarper'in 'vatan haini' olarak bahsettiği komünizmi savunan 15 gençtir. Basın Yayın Umum Müdürü Selim Sarper Çankaya Köşkü'ne çıkarak İsmet Paşa'ya anlatır olayları. İsmet Paşa , "Teslimat işini Başbakanlığa yahut Hariciye'ye haber verirsek bürokratik işler olur ve uzar" deyince kamplara 'hazır olun' talimatı verilir. Sınıra en yakın kamp olan Yozgat Kampı'nda kalan bin 100 Türk Iğdır'dan Rusya'ya geçiş veren Boran Köprüsü'nde Ruslar'a teslim edilir. Rus tarafına adım atar atmazda da Türk yetkililerin gözü önünde kurşuna dizilirler.

Gerek İngiliz Ordusu saflarında savaşarak hayatını kaybeden ve çok kısa süre öncesine kadar mezarlarının dahi nerede olduğu bilinmeyen Türkler, gerekse Rus Ordusu içinde değişik cephelerde savaşmış, savaş esiri olmuş ve savaş sonrasında kurşuna dizilmiş Türkler, 2. Dünya Savaşı'nın bizi bizzat ilgilendiren ancak tarih kitaplarımıza girmemiş gerçekler olarak tarihin sayfaları arasında duruyor.
X

ULUSAL BİRLİK PARTİSİ'NİN KRONOLOJİK CETVELİ

1. Ulusal Birlik Partisi 11 Ekim 1975 günü Rauf Raif Denktaş ile 51 arkadaşı tarafından kurulmuş bir Kitle Partisidir.

2. Kuruluşundan bugüne görev yapan genel Başkanlar.

a. Rauf R. Denktaş: 11/10/1975–3/7/1976

b. Nejat Konuk: 3/ 7/ 1976–2/3/1978

c. Osman Örek: 18/4/1978–7/1/1979

d. Mustafa Çağatay: 7/1/1979–30/11/1983

e. Dr. Derviş Eroğlu: 18/12/1983–

3. 1976’dan buyana kurulan Hükümetler.

a. Temmuz 1976 Mart 1978 Başbakan Nejat Konuk

b. Mart 1978 Aralık 1978 Başbakan Osman Örek

c. Aralık 1978 Mart 1982 Başbakan Mustafa Çağatay

d. Mart 1982 Aralık 1983 UBP+ DHP Koalisyon Hükümeti Başbakan Mustafa Çağatay.

e. Aralık 1983 Temmuz 1985 UBP + Kurucu Meclis Hükümeti Başbakan Nejat Konuk(Bağımsız)

f. Temmuz 1985 Eylül 1986 UBP+TKP Koalisyon Başbakanı Dr. Derviş Eroğlu.

g. Eylül 1986 Mart 1988, UBP+YDP Koalisyonu Başbakan Dr. Derviş Eroğlu

h. Mart 1988- Haziran 1990 Başbakan Dr. Derviş Eroğlu

i. Haziran 1990 Ocak 1994. Dr. Derviş Eroğlu

j. Ocak 1994 1996 : DP+CTP Koalisyonları I, II ve III. Hükümetleri

k. 16 Ağustos 1996 Dr. Derviş Eroğlu Başkanlığında UBP-DP Koalisyon Hükümeti.

l. 30 Aralık 1998 Dr. Derviş Eroğlu Başkanlığında UBP+TKP Koalisyon Hükümeti.

m. 7 Haziran 2001 Dr. Derviş Eroğlu Başkanlığında UBP-DP Koalisyonu olarak kurulan VII. EROĞLU Hükümeti.
xx

Zafer UBP'nin



KKTC'de yapılan Milletvekilliği Erken Genel Seçimlerinde UBP büyük zafer kazandı



Bu sonuçlara göre ana muhalefet Ulusal Birlik Partisi (UBP) oyların yüzde 43,98'ini alırken, iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) oyların yüzde 29,51'ni aldı. Bu oranların sayım sonuna kadar korunması halinde UBP 26, CTP 16 milletvekili çıkarıyor.
231 sandıktan çıkan oyların, seçim pusulasındaki sıralarına göre, siyasi partilere dağılımı, oy oranları ve bu oranlara göre çıkaracağı milletvekili sayısı şöyle:
-Ulusal Birlik Partisi (UBP): 153.493 (yüzde 43,98) 26 milletvekili
-Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP): 102.085 (yüzde 29,51) 16 milletvekili
-Demokrat Parti (DP) : 39.880 (yüzde 11,20) 5 milletvekili
-Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP): 7.399 (yüzde 2,12)
-Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP): 22.763 (yüzde 6,52) 2 milletvekili
-Halk İçin Siyaset Partisi (HİS): 1.188 (yüzde 0,34)
-Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP): 21.880 (yüzde 6,27) 1 milletvekili
Bu arada, oy oranları önde giden UBP'nin seçmenleri, Lefkoşa'daki genel merkezleri önünde sevinç gösterisi yapıyor.



Eroğlu kazandı

KKTC Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Nevvar Nolan'ın açıklamasına göre, 619 sandıktaki oyların Başbakan Derviş Eroğlu ve diğer aday Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat için dağılımı şöyle:

Eroğlu: 60.250 (yüzde 50.37)

Talat: 51.240 (yüzde 42.84)

YSK Başkanı Nolan, açılmayan sandıklardaki oyların sonucu değiştirmeyeceğini bildirdi.

Bu sonuçlara göre, Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Derviş Eroğlu, seçimi ilk turda kazanarak cumhurbaşkanı seçildi.



Toplumlararası görüşmeler devam edecek



KKTC'de yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini, Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) adayı Derviş Eroğlu ilk turda kazandı. Eroğlu, Kıbrıs Rum Kesimi ile yapılan toplumlararası görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.



HABER

Eroğlu'ndan krizi çözecek girişim



KKTC, Rum kesiminin Akdeniz'deki sondaj çalışmasıyla başlayan krizin çözümü için harekete geçti. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, New York'ta biraraya geldiği BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'a bir öneri listesi sundu. Teklifte "Ya Ada'da çözüme kadar sondajı durdurun ya da birlikte arayalım" mesajı yer aldı.
24 Eylül 2011




HABER

Ebedi önderim; Müsterih ol Türkiye’den devletimden vazgeçmem

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki törende, tabutu içindeki Denktaş’a seslenerek, KKTC devleti ile Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeme yemini etti. Eroğlu, duygu yüklü konuşmasında, “Kurucu Cumhurbaşkanımız, ebedi önderimiz; Sen müsterih ol... Kimse beni ve halkımızı devlet olgusundan asla geriletmeyecektir. Hiçbir baskı, hiçbir vaat beni, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamını savunmaktan alıkoymayacaktır” dedi.
17 Ocak 2012



HABER

Hayalet kent Maraş yerleşime açılıyor
SEFA KARAHASAN
Milliyet 26 Mart 2012

KKTC tarihi bir adım atmaya hazırlanıyor. Rumların 1 Temmuz’da AB dönem başkanı olmasının ardından Maraş tekrar yerleşime açılacak. Rumlar evlerine dönebilecek. Ankara’nın şaşkın olduğu konuşuluyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yönetimi, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz’da Kapalı Maraş’ı tek taraflı olarak, Türk tarafının kontrolünde “yerleşime açmak” için çalışma başlattı. Buna göre eskiden burada evi olan tüm Rumlar kente geri dönebilecek. Kıbrıs sorunun çözümünde önemli bir yere sahip olan Kapalı Maraş’ın açılması, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun önceki hafta Ankara’ya yaptığı ziyarette gündeme geldi. Kıbrıs Türk tarafının hazırladığı öneriye Ankara da olumlu yaklaştı. Maraş, Akdeniz’in en ünlü tatil merkezlerinden biriydi. Hatta Akdeniz’in Las Vegas’ı olarak biliniyordu. Ancak 1974’te yapılan Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar uyarınca; hem yerleşime hem de iskâna kapatılmıştı.

Çantasına koydu Ankara’ya uçtu

Milliyet’in diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Kıbrıs Türk tarafı, Rumların AB dönem başkanı olacağı 1 Temmuz’dan sonra ‘yeni bir Kıbrıs stratejisi’ belirlemek için kolları sıvadı. Bu amaçla Rumların 1 Temmuz’da AB dönem başkanı olacağı gün, Kapalı Maraş’ın açılmasını gündeme aldı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve ekibi Rumların sürekli olarak masaya getirdiği ‘Maraş’ı açın’ önerilerine karşılık adım atmaya karar verdi. Bu amaçla tarihi ‘Maraş’ açılımı önerisi hazırlandı. Öneriyi çantasına koyan Derviş Eroğlu, Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ve Özel Temsilcisi Kudret Özersay’ı yanına alarak 13 Mart’ta Ankara’ya uçtu.

Ankara bile şaşırdı

Ankara’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmeler yapıldı. Türk tarafı, Ankara’nın da ‘şaşırdığı’ Maraş önerisini masaya koydu. Eroğlu ve ekibi Ankara’ya “1 Temmuz’da Kapalı Maraş’ı sahiplerine açmaya karar verdik” dedi. Hem Cumhurbaşkanı Gül hem de Başbakan Erdoğan, Kıbrıs Türk tarafının önerisine destek verdi. Yapılan görüşmelerden sonra, Türkiye ile KKTC Dışişleri Bakanlığı ve KKTC Cumhurbaşkanlığı’nın ‘1974 öncesini‘ ele alacak bir Maraş raporu hazırlaması istendi. Raporda, Maraş’ta mülkiyet sahibi Rumların sayısı çıkarılacak. Yaşayanlar ve ölenlerin sayısı belirlenecek. Buna göre, 1974 öncesinde Maraş’ta mülkiyet sahibi olan Rumlara yerleri iade edilecek. Hukuksal olarak sıkıntı doğarsa, Taşınmaz Mal Komisyonu devreye girecek. Sorun komisyon tarafından çözülecek.

Gül ve Erdoğan farklı düşünüyor!

Türk tarafının Maraş kartını masaya koyduğu Ankara’daki zirvede, 1 Temmuz’dan sonra görüşmelerin kesilmesi kararı da alındı. Başbakan Erdoğan, KKTC heyetine ‘1 Temmuz’dan sonra görüşmelerin devam etmemesi gerektiği’ mesajını verdi. Ancak Cumhurbaşkanı Gül, görüşmelerin kesilmemesi gerektiği üzerinde durdu. Gül’ün AB ile fazla sorun yaşanmaması için Kıbrıs’taki görüşmelerin 1 Temmuz’dan sonra da devam etmesi yönünde görüş bildirdiği ifade edildi. Bu arada Erdoğan’ın tutumunu değerlendiren diplomatik bir kaynak, “Sayın Erdoğan’ın Kıbrıs Türkü’ne sevgisi çok büyük. Bunu zirvede (Eroğlu görüşmesi) açıkça gösterdi. KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkiler, Erdoğan’ın KKTC’yi ziyaret ettiği 20 Temmuz’dan sonra bahar havasına döndü. Bunu 20 Temmuz 2011’den öncesi ve sonrası olarak adlandırabiliriz” değerlendirmesi yaptı. Aynı kaynak, “Ankara’nın tavrı ‘gerekirse, KKTC ilhak edilir’ yönünde” dedi.

Hristofyas öneri hazırlamıştı

Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas, 2010 yılında Maraş’ın Rumlara iade edilmesi konusunda öneri paketi hazırlamıştı. Pakete göre Hristofyas, Türkiye’den, Kapalı Maraş’ın Rumlara verilmesini istemiş ve eş zamanlı olarak Gazimağusa Limanının AB gözetiminde açılmasını istemişti. Hristofyas, “Maraş’ın iadesinin, Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik adım atmaya, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine ve ‘işgale’ son vermeye ne kadar hazır olduğuna ilişkin bir sınav niteliği taşıdığını” iddia etmişti.

1974’ten beri kapalı

TÜRKİYE’nin?1974 Barış Harekatı’nın ardından Maraş ilhak edildi. 1975 yılında iki toplum lideri kapsamlı bir çözüm beklenmeden Maraş’ın açılmasına karar verdi. Ancak somut bir adım asla atılmadı. KKTC’nin resmen ilan edilmesi ile birlikte BM Güvenlik Konseyi, “Maraş bölgesine yasal sahipleri haricinde hiç kimse yerleşemez” kararı aldı.

Kapalı Maraş’ta 1974’ten önce 10 bin yataklı 45 otel ve 60 apartman tipi otel bulunuyordu. Rum turizminin yüzde 58’i bu bölgedeydi. 3 bin ticari birim, 99 eğlence merkezi, 143 Yönetim ofisi, 4 bin 649 özel ev, 21 banka, 24 tiyatro ve sinema, 380 bitirilmemiş inşaat, İngilizce, Yunanca ve Türkçe 8 bin 500 kitabın olduğu bir kütüphane bulunuyordu.

Barış Harekatı’ndan önce Maraş’ta yaşayan Rumlar, geçtiğimiz yıllarda ‘mülklerini kullanamadıkları’ için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM en son 10 Ocak’ta Türkiye’nin 13 Kıbrıslı Ruma yaklaşık 20 milyon 830 bin euro ödemesini kararlaştırmıştı. Kıbrıslı Rum Lordos ve 12 arkadaşının 1990’da açtığı davada mahkeme “Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mal ve mülkiyetin korunması ile aile ve özel yaşam hakkıyla ilgili maddeleri ihlal ettiğine” hükmetti.






HABER

KKTC'de erken genel seçimin galibi CTP
29 Temmuz 2013

KKTC Cumhuriyet Meclisi'nin 50 yeni üyesini belirlemek amacıyla bugün yapılan erken genel seçimde oy kullanılan sandıkların yüzde 97'si açıldı. Erken genel seçimlerin galibi, Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG) oldu. Oyların yüzde 38,41'ini alan CTP-BG ilk sırada bulunuyor.

KKTC'deki erken genel seçimde, Özkan Yorgancıoğlu başkanlığındaki Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler, yüzde 38.37 oranında oy alarak birinci parti oldu.

KKTC'de dün yapılan seçimlerin ardından sandıkların tamamı açıldı. Sonuçlar, Ulusal Birlik Partisi'ne (UBP) ve Demokrat Parti-Ulusal Güçler'e (DP-UG) muhalefet ve ana muhalefet, CTP-BG'ye ise iktidar yolunu açtı.

KKTC Cumhuriyet Meclisi'nin 50 yeni üyesini belirlemek amacıyla yapılan erken genel seçimde kayıtlı 172 bin 803 seçmenden 120 bin 287'si, 670 sandıkta oy kullandı. Seçime katılım oranı yüzde 69,61 oldu.

KKTC genelindeki 670 sandıktan çıkan sonuçlara göre siyasi partilerin resmi olmayan oy dağılım oranları ve çıkaracakları milletvekili sayıları şöyle:

-Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler (CTP-BG): (yüzde 38,37) 21 milletvekili,

-Ulusal Birlik Partisi (UBP) (yüzde 27,3) 14 milletvekili,

-Demokrat Parti-Ulusal Güçler (DP-UG): (yüzde 23,11) 12 milletvekili,

-Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP): (yüzde 7,43) 3 milletvekili,"

Bu sonuçlara göre, yüzde 5 olan ülke barajını aşan CTP-BG, UBP, DP-UG ve TDP Cumhuriyet Meclisine giriyor.

BÖLGELERE GÖRE MİLLETVEKİLİ DAĞILIMI

Resmi olmayan sonuçlara göre, 16 milletvekili çıkaran Lefkoşa'da CTP-BG 7, UBP 4, DP-UG 4, TDP 1 milletvekilliği kazandı. Toplam 13 milletvekili bulunan Gazimağusa'da CTP-BG 5, UBP 4, DP-UG 3, TDP 1 milletvekili çıkardı. Milletvekili toplamı 10 olan Girne'de ise CTP-BG 4, UBP 3, DP-UG 2, TDP 1 vekillik kazandı. Güzelyurt'un 6 olan milletvekili sayısı, CTP-BG 3, UBP 2, DP-UG 1 olarak paylaşılırken, İskele'nin toplam 5 milletvekilliği ise CTP-BG 2, DP-UG 2, UBP 1 arasında bölüşüldü.




HABER

KKTC'de 30 yıl coşkusu
15 Kasım 2013

KKTC'nin ilanının 30'uncu yıldönümü kutlanıyor. KKTC'nin 30'uncu kuruluş yıldönümü törenlerine Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay da katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, "Bizim aşılamayacak sorunumuz yoktur" dedi.




HABER

Kıbrıs'ta çözüm için kritik adım
ntv 6 Şubat 2014

Rumlar, Türk tarafının 'egemenlik' önerisini kabul etti. NTV'nin ulaştığı ortak metnin taslağında, çözüm için kararlılık vurgusu yapıldı ve 'tarafların tüm konularda anlaşmadan, hiçbir konuda anlaşma sağlanmış sayılmayacağı' ifadesi yer aldı.

Kıbrıs’ta çözüm müzakerelerinin başlaması için Rumların şart koştuğu ortak açıklama konusundaki kriz aşıldı. Tarafların büyük ölçüde anlaştığı, ortak metnin kısa süre içinde kamuoyuna duyurulacağı belirtiliyor.

Krizin temelini egemenlik oluşturuyordu. Türk tarafı ortak açıklamada kurulacak yeni devlette egemenliğin Türk ve Rum halklarından kaynaklanacağı, bir tarafın diğerine tahakküm edemeyeceği yönünde bir öneri sunmuştu. Bu öneri metinde aynen yer aldı.

Ayrıntılı ortak açıklama, kurulması amaçlanan Birleşik Kıbrıs devletinin ana hatlarını çiziyor ve bir anlaşma taslağına benziyor. Ortak açıklama özünde müzakerelerin temel çerçevesini de çiziyor. Son bölümü açık bırakılan 8 maddelik ortak açıklama, bugüne kadarki müzakere süreçlerinde hiç rastlanmamış ölçüde, sorunun özüne ilişkin birçok detay barındırıyor.




HABER

Eroğlu: Bu yıl içinde anlaşmaya varırız
22 Nisan 2014

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu New York'ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'la görüştü. Eroğlu, Rum kesimiyle bu yıl içinde anlaşmaya varılmasını beklediklerini açıkladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, taraflar arasındaki farklılıkların giderilmesi için yürütülen müzakerelerin gayretle ilerlediğini söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu müzakerelerin bu yıl sonuna kadar anlaşmayla sonuçlanmasını ve her iki kesimde de referanduma sunulması beklentisi içinde olduklarını belirtti.

Eroğlu, "Cesaretle iradesini ortaya koyabilen bir halkın artık daha fazla ikinci sınıf muamele görmesi adil değildir" diye konuştu.




HABER

KKTC için 26 Ocak'ta su tutulmaya başlanacak
23 Ocak 2015

KKTC'ye su sağlayacak proje kapsamında Türkiye tarafında yapımı tamamlanan Alaköprü Barajı'nda, 26 Ocak'ta su tutulmasına başlanacak.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce yürütülen ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) su sağlayacak proje kapsamında Türkiye tarafında yapımı tamamlananAlaköprü Barajı'nda, 26 Ocak Pazartesi günü su tutulmasına başlanacak.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, yazılı açıklamasında, Anamur Dragon Çayı'nda yaptırılan Alaköprü Barajı'ndan alınacak yıllık 75 milyon metreküp suyun, boru hattı vasıtasıyla KKTC tarafındaki Girne yakınlarında inşa edilen Geçitköy Barajı'na aktarılacağını ve ''Yavru vatan''ın istifadesine sunulacağını belirtti.

" KKTC Su Temin Projesi" ile KKTC'nin uzun vadelisu ihtiyacının karşılanacağını ifade eden Eroğlu, 26 Ocak'ta su tutulmasına başlanacak Alaköprü Barajı'nın, projenin temelini oluşturduğunu vurguladı.

Eroğlu, söz konusu barajın temelinin 7 Mart 2011'de atıldığını anımsatarak, Alaköprü ile KKTC'ye içme suyu sağlamanın yanında Anamur'da 84 bin dekar arazinin de modern teknolojiyle sulanacağını bildirdi.

Baraj sayesinde Anamurlu çiftçilerin de kazanacağına işaret eden Eroğlu, Alaköprü Barajı ile projede önemli bir eşiğin aşılacağının altını çizdi.

Deniz geçişinin 25 kilometresi tamamlandı
Eroğlu, KKTC tarafında inşa edilen Geçitköy Barajı ile Türkiye ve Kıbrıs tarafı kara yapılarını da tamamladıklarına dikkati çekerek, 80 kilometrelik deniz geçişinin ise 25 kilometresinin bitirildiğini aktardı.

Projede uygulanacak deniz geçişinin, dünyada bir ilk olduğunu belirten Eroğlu, boru hattının deniz yüzeyinden 250 metre derinlikte askıda geçeceğini ve çalışmaların hızla sürdürüldüğünü kaydetti .

"KKTC Su Temin Projesi"ni, "sıra dışı" ve "asrın projesi" olarak nitelendiren Eroğlu, "İçme suyu arıtma tesisi ve dağıtım hatları dahil maliyeti 1,255 milyar lira olan projeyle, Allah'ın izniyle 20 Temmuz'da adaya suyu ileteceğiz" ifadesini kullandı.





HABER

Derviş Eroğlu önde gidiyor
19 Nisan 2015

KKTC, altı aylık aranın ardından mayısta yeniden başlaması planlanan barış müzakerelerinde Rum lider Anastasiadis’in karşısına oturacak cumhurbaşkanını seçmek için oy kullanacak. Anketler, seçimlerin ikinci tura kalacağını gösteriyor. Yeniden aday olan Eroğlu ile Meclis Başkanı Sibel Siber’in 2. turda yarışması bekleniyor.






Siz de biyografi.net'te yer alabilirsiniz
"
İyi ki, biyografi.net var!" 



biyografi.net
    İngilizce Biyografi
   English Biography

    ünlü kadınlar

   Nasreddin Hoca
  ben de biyografi.net'teyim
  fıkralardan seçmeler



   Makaleler
   Yüzellilikler Listesi
   ULUSLARARASI “İPEK YOLU’NUN YÜKSELİŞİ VE TÜRK DÜNYASI” BİLGİ ŞÖLENİ
   OSMANLI PADİŞAHLARI SIRALAMASI
   33 yazarın Türk Çocukluğu
   MAHMUT ÇETİN HAKKINDA YAZILANLAR
   1 KASIM 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   7 HAZİRAN 2015 SEÇİMİ MİLLETVEKİLİ LİSTESİ
   100. Yılında Balkan Harbi
   MHP Milletvekili Aday Listesi 2015
   Ak Parti Milletvekili Aday Listesi 2015

  Biyografik Takvim
ocak şubat mart
nisan mayıs haziran
temmuz ağustos eylül
ekim kasım aralık

    Tanıtım

    Tanıtım



   İletişim
BİYOGRAFİ NET YAYINCILIK
Tel: 0542 235 72 49



biyografi.net@gmail.com

İkitelli Vergi Dairesi
11452255634
Tasarım: Nihat Çeliker www.webofisi.com  

 

Ana Sayfa İletişim Künye Bu Sayfayı Yazdır Sık Kullanılanlara Ekle E-ticaret Kpss Kitapları Pasaj Grup
Powered By Webofisi.com